MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ: Hırsızlık
HÜKÜM: Mahkumiyet
Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelenerek, gereği düşünüldü:
Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve hakimin takdirine göre; suçun sanık tarafından işlendiğini kabulde usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmış, diğer temyiz itirazları da yerinde görülmemiştir.
Ancak,
1- Mağdurun aşamalardaki anlatımlarına, toplanan kanıtlara ve dosya kapsamına göre; sanık ...'ın gece vakti saat 01:20 sıralarında, düşme kararı verilen diğer sanıklarla birlikte hareket etmek suretiyle, göl kenarında otomobili içerisinde oturan mağduru bıçakla yaralayıp dövmek suretiyle cep telefonunu ve gözlüğünü aldığının anlaşılması karşısında; sanığın eyleminin TCK'nın 149/1-a-c-h maddesine uyan yağma suçunu oluşturduğu gözetilmeden, kanıtların takdirinde yanılgıya düşülerek yazılı şekilde karar verilmesi,
Kabule göre de;
2- Sanık hakkında yağma suçundan açılan kamu davası ile ilgili olarak tek eylem bölünerek TCK'nın 86/2 maddesine ilişkin olarak düşme, hırsızlık suçundan ise, mahkumiyet hükmü kurulması suretiyle, kararda çelişkiye düşülmesi,
3- Suçun gece vakti işlendiğinin anlaşılması karşısında sanık hakkında TCK'nın 143. maddesinin uygulanmaması,
4- 5237 sayılı TCK’nın 6545 sayılı Kanun’un 68. maddesi ile değişik 191. maddesinde yapılan düzenlemeye göre koşullarının oluşması durumunda, "hükmün açıklanmasının geri bırakılması" ve “davanın düşmesi” seçeneklerine de yer verilmesi nedeniyle, sanık hakkında TCK'nın 191/1. maddesinden verilen hükmün 5237 sayılı TCK’nın 7/2. maddesi uyarınca tekerrüre esas alınamayacağının gözetilmemesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanık ... ve müdafiinin temyiz istemi bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenle isteme uygun olarak BOZULMASINA, 1412 Sayılı CMUK'un 326/son. maddesi gereği sanığın ceza miktarı yönünden kazanılmış hakkının gözetilmesine 21.03.2017 gününde oybirliğiyle karar verildi.