MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇLAR : Hırsızlık, Konut dokunulmazlığını ihlal, mala zarar verme
HÜKÜMLER : Mahkumiyet
TEMYİZ EDENLER : Sanık ... müdafii ve sanık ...
Mahalli mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle dosya incelenerek, gereği düşünüldü:
Müştekilerin evlerinde meydana gelen hırsızlık olayından kısa bir süre sonra ve özellikle müştekiler.... İsmail ve ...'nın evlerinden 05.04.2013 günü çalınan eşyaların aynı gün saat 09.30 da sanıkların evinde yapılan aramada ele geçmiş olması sanık ...'in suça konu eşyaları Ereğli ve Bartın'dan köylerden satın aldığını yönündeki savunması karşısında tebliğnamedeki düşünceye iştirak edilmemiştir.
I- Sanıklar hakkında mala zarar verme suçundan kurulan hükümlerin temyiz incelemesinde;
14/04/2011 tarihinde yayınlanarak yürürlüğe giren 6217 sayılı Kanun'un 26. maddesi ile 5320 sayılı Kanuna eklenen ek 2. madde uyarınca doğrudan verilen 3.000. TL'ye kadar olan adli para cezalarından ibaret mahkumiyet hükümleri kesin olup, sanıklar hakkında mala zarar verme suçundan dolayı tayin edilen 2.000 TL adli para cezalarına ilişkin hükmün, cezaların türü ve miktarı itibariyle temyizleri mümkün bulunmadığından, 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi aracılığı ile 1412 sayılı CMUK'nun 317. maddesi gereğince sanık ..., müdafii ve sanık ...'un temyiz taleplerinin tebliğnameye aykırı olarak REDDİNE,
II- Sanıklar hakkında müştekiler ... ...'a yönelik hırsızlık ve konut dokunulmazlığını bozma suçundan kurulan hükümlerin temyiz incelemesinde;
Konut dokunulmazlığını ihlal etme suçunun birden fazla kişi tarafından birlikte işlendiğinin anlaşılması karşısında, sanıklar hakkında TCK'nın 119/1-c maddesi gereğince uygulama yapılması gerektiğinin gözetilmemesi, aleyhe temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.
Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve hakimin takdirine göre; suçun sanıklar tarafından işlendiğini kabulde ve nitelendirmede usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmış, diğer temyiz itirazları da yerinde görülmemiştir.
Ancak;
Anayasa Mahkemesi'nin 08.10.2015 günlü, 2014/140 Esas ve 2015/85 Karar sayılı, 24.11.2015 gün ve 29542 sayılı Resmi Gazete'de yayınlanan kısmi iptal kararı uyarınca, 5237 sayılı TCK 53. madde 1. fıkra b. bendinde düzenlenen “seçme ve seçilme ehliyetinden ve diğer siyasi hakları kullanmaktan yoksun bırakılmasına” hükmünün iptal edilmesi nedeniyle uygulanamayacağının gözetilmesi zorunluluğu,
Bozmayı gerektirmiş, sanık ..., müdafii ve sanık ...'un temyiz talepleri bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükümlerin açıklanan nedenle tebliğnameye aykırı olarak BOZULMASINA, bozma nedeni yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi yollamasıyla 1412 sayılı CMUK’un 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak, hüküm fıkralarından “TCK'nın 53. maddesinin uygulanmasına ilişkin bölümlerden “b” bendinin çıkartılması suretiyle, eleştiri dışında diğer yönleri usul ve yasaya uygun bulunan hükümlerin DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 19.09.2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy