MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ: Hırsızlık
HÜKÜMLER: Mahkumiyet
Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelenerek, gereği düşünüldü:
Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve hakimin takdirine göre; katılan ...'e yönelik hırsızlık suçunun sanık tarafından işlendiğini kabulde ve nitelendirmede, usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmış, diğer temyiz itirazları da yerinde görülmemiştir.
Ancak;
a) Katılan ...'e yönelik hırsızlık suçu bakımından;
1-Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 18.12.2012 tarih ve 2012/1411 esas 2012/1852 karar sayılı içtihadında belirtildiği üzere; sanığın, katılana ait motosikleti, kullanım gereği yol kenarında açıkta park hâlinde iken çaldığının anlaşılması karşısında, eyleminin TCK'nın 142/1-e kapsamında yer almasına rağmen yazılı şekilde uygulama yapılması,
2- Sanığın cezasında 5237 sayılı TCK'nun 62/1. maddesi gereğince indirim yapılırken hapis cezasının 1 yıl 8 ay yerine, 2 yıl 6 ay olarak belirlenmesi suretiyle fazla ceza tayini,
3-Anayasa Mahkemesi'nin 08.10.2015 günlü, 2014/140 Esas ve 2015/85 Karar sayılı, 24.11.2015 gün ve 29542 sayılı Resmi Gazete'de yayınlanan kısmi iptal kararı uyarınca, 5237 sayılı TCK 53. madde 1. fıkra b. bendinde düzenlenen “seçme ve seçilme ehliyetinden ve diğer siyasi hakları kullanmaktan yoksun bırakılmasına” hükmünün iptal edilmesi nedeniyle uygulanamayacağının gözetilmesi zorunluluğu ve kasten işlemiş olduğu suç dolayısıyla hapis cezasıyla mahkûmiyetin yasal sonucu olarak sanığın, 5237 sayılı TCK’nın 53/1. maddesinin (a), (c), (d) ve (e) bentlerinde yazılı haklardan aynı maddenin 2. fıkrası uyarınca cezanın infazı tamamlanıncaya kadar, kendi alt soyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri açısından ise anılan maddenin 3. fıkrası uyarınca mahkûm olduğu hapis cezasından koşullu salıverilinceye kadar yoksun bırakılmasına karar verilmesi gerektiği gözetilmeden, yazılı şekilde hüküm kurulması,
b) Şikayetçi Doğan'a yönelik hırsızlık suçu bakımından;
1-Sanığın tüm aşamalardaki savunmalarında atılı suçlamayı kabul etmediği, dosyada suçun sanık tarafından işlendiğine dair, suça sürüklenen çocuk ...'ın atfı cürüm mahiyetindeki beyanından başka; hükümlülüğüne yeterli hukuka uygun, kuşkudan uzak, kesin ve inandırıcı delil bulunmadığı gözetilmeden, beraati yerine yetersiz gerekçe ile yazılı şekilde mahkumiyetine karar verilmesi,
2- Kabule göre de; Şikayetçiye ait motosikletin, etrafı çevirli ikametin apartman giriş kapısı önünde çalındığının anlaşılması karşısında, eyleminin TCK'nın 142/1-b kapsamında yer almasına rağmen yazılı şekilde uygulama yapılması,
3- Şikayetçinin saat 00:15 sıralarında motosikletini park ettiği, saat 09:00 sıralarında park ettiği yere geldiğinde çalındığını anlaması, sanığın suçlamayı kabul etmemesi dikkate alınarak eylemin gece gerçekleştiğine dair kesin delil bulunmadığı halde, şüpheden sanık yararlanır ilkesi gereği hırsızlık eyleminin gündüz vakti işlendiğinin kabul edilmesi gerekirken TCK'nın 143. maddesince artırım yapılıp yazılı şekilde hüküm kurularak sanık hakkında fazla ceza tayin edilmiş olması,
4-Sanığın tekerrüre esas alınabilecek tek ilamında yaş küçüklüğü nedeniyle ceza indirimi uygulanmış olması ve başkaca tekerrüre esas ilamının bulunmaması karşısında, TCK'nın 58/5. maddesine göre tekerrür hükümlerinin uygulanamayacağının gözetilmemesi, kabule göre de, sanık hakkında şikayetçiye yönelik eylem nedeniyle düzenlenen iddianamede TCK'nın 58. maddesinin uygulanmasının istenilmemiş olması ve yakalama emrine istinaden talimat yolu ile savunması alınan sanığa sorgusu sırasında adli sicil kaydının okunmamış olması karşısında; ek savunma hakkı verilmeden sanık hakkında 5237 sayılı TCK'nun 58. maddesinin uygulanması suretiyle 5271 sayılı CMK'nun 226. maddesine aykırı davranılması,
5-Anayasa Mahkemesi'nin 08.10.2015 günlü, 2014/140 Esas ve 2015/85 Karar sayılı, 24.11.2015 gün ve 29542 sayılı Resmi Gazete'de yayınlanan kısmi iptal kararı uyarınca, 5237 sayılı TCK 53. madde 1. fıkra b. bendinde düzenlenen “seçme ve seçilme ehliyetinden ve diğer siyasi hakları kullanmaktan yoksun bırakılmasına” hükmünün iptal edilmesi nedeniyle uygulanamayacağının gözetilmesi zorunluluğu ve kasten işlemiş olduğu suç dolayısıyla hapis cezasıyla mahkûmiyetin yasal sonucu olarak sanığın, 5237 sayılı TCK’nın 53/1. maddesinin (a), (c), (d) ve (e) bentlerinde yazılı haklardan aynı maddenin 2. fıkrası uyarınca cezanın infazı tamamlanıncaya kadar, kendi alt soyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri açısından ise anılan maddenin 3. fıkrası uyarınca mahkûm olduğu hapis cezasından koşullu salıverilinceye kadar yoksun bırakılmasına karar verilmesi gerektiği gözetilmeden, yazılı şekilde hüküm kurulması,
6-Temyize gelmeyen diğer suça sürüklenen çocuğa atanması zorunlu müdafii için tayin olunan masrafın yarısının sanıktan tahsiline karar verilmesi,
Bozmayı gerektirmiş, üst Cumhuriyet Savcısının temyiz itirazı bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükümlerin açıklanan nedenle tebliğnameye kısmen uygun olarak BOZULMASINA, ceza süresi bakımından 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi yollamasıyla 1412 sayılı CMUK’nın 326/son. maddesinin gözetilmesine, 02.10.2017 tarihinde oybirliği ile karar verildi.