MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Karşılıksız yararlanma
HÜKÜMLER : Beraat, red
Mahalli mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle dosya incelenerek, gereği düşünüldü:
1- Karşılıksız yararlanma suçundan açılan davaların mükerrer olduğunun kabul edilebilmesi için aynı tutanak nedeniyle iki ayrı dava açılmış olmasının gerekeceği, farklı tarihlerde düzenlenen kaçak/usulsüz elektrik tespit tutanaklarının, iddianame tarihlerine göre, zincirleme suç ya da ayrı suçları oluşturacağı, inceleme konusu İstanbul Anadolu 9. Asliye Ceza Mahkemesi' nin 2012/764 Esas sayılı dosyası ile birleştirilen İstanbul Anadolu 22. Asliye Ceza Mahkemesi' nin 2012/1496 Esas sayılı davanın konusunun, 22.04.2010 tarihli iddianame ile açılan 18.08.2007 tarihli tutanakla tespit edilen karşılıksız yararlanma fiili olduğu, İstanbul Anadolu 9. Asliye Ceza Mahkemesi' nin 2012/764 Esas sayılı davasının konusunun ise 30.10.2008 tarihli iddianame ile 13.05.2006 tarihinde tespit edilen karşılıksız yararlanma fiili olup, söz konusu İstanbul Anadolu 9. Asliye Ceza Mahkemesi' nin 2012/764 Esas sayılı davasına konu iddianamenin 18.08.2007 tarihli tutanağın tanziminden sonra 30.10.2008 tarihinde düzenlenmiş olması nedeniyle hukuki kesintinin oluşmadığı, farklı tarihlerde işlenen suçlar olması nedeniyle mükerrer olmadığı, her iki dosya konusu tutanakların eylemin sübutu halinde bütün halinde zincirleme olarak işlenmiş tek karşılıksız yararlanma suçunu oluşturacağı ve dosyada birden fazla kaçak/usulsüz elektrik tespit tutanağı bulunması nedeniyle TCK’nun 43. maddesi gereğince artırım oranının değerlendirilmesi gerektiği gözetilerek, yargılamaya devamla toplanan delillerin sonucuna göre hüküm kurulması gerekirken yazılı şekilde mükerrer olduğu gerekçesiyle birleştirilen İstanbul Anadolu 22. Asliye Ceza Mahkemesi' nin 2012/1496 Esas sayılı davanın reddine karar verilmesi,
2- Hakkında zati sayaçtan elektrik kullandığına dair 13/05/2006 ve 18/08/2007 tarihli tutanaklar düzenlenen sanığın suça konu iş yerinde ne kadar süre faaliyet gösterdiğinin ve dava konusu tutanaklar itibariyle suça konu sayacı kullanım süresinin belirlenmesinin ardından, iş yerinde kullanılan sayacın tüketimi eksik gösterip göstermediği veya tüketim miktarının belirlenmesini engelleyecek şekilde sayaca müdahale edilip edilmediğinin tespit edilebilmesi için; sayacı kullanım süresine göre tespit tutanaklarında belirtilen endeks değerlerinin karşılaştırılarak uyumlu olup olmadığı konusunda her iki tutanak yönünden de değerlendirme içerecek şekilde ve usulsüz kullanım bedeli konusunda teknik bilirkişiden rapor alınıp sanığın karşılıksız yararlanma kastıyla hareket edip etmediği bu suretle tespit edildikten sonra hukuki durumunun belirlenmesi gerektiği gözetilmeden 18/08/2007 tarihli tutanağa ilişkin yetersiz bilirkişi raporu ile yazılı şekilde karar verilmesi,
3- 02.07.2012 tarihinde kabul edilip 28344 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan ve 05.07.2012 tarihinde yürürlüğe giren 6352 sayılı Yargı Hizmetlerinin Etkinleştirilmesi Amacıyla Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılması Ve Basın Yoluyla İşlenen Suçlara İlişkin Dava Ve Cezaların Ertelenmesi Hakkındaki Kanunun Geçici 2. maddesinin l. fıkrası uyarınca aynı maddenin 2. fıkrası gereğince, şikayetçi kurumun zararını tazmin etmesi halinde sanık hakkında ceza verilmesine yer olmadığına karar verilmesi gerektiği hususu gözetilerek, sanığın kurum zararını giderip gidermediği sorularak, gidermediğinin tespiti halinde, sanığa “bilirkişi tarafından normal tarifeye göre hesaplanacak (vergiler dahil cezasız) tüketim bedeline ilişkin zarar miktarını gidermesi halinde 6352 sayılı Yasının Geçici 2/2 maddesi gereğince hakkında ceza verilmesine yer olmadığına karar verileceğine” dair bildirimde bulunularak sonucuna göre karar verilmesi gerektiğinin düşünülmemesi,
Bozmayı gerektirmiş, katılan vekilinin temyiz itirazı bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenlerle tebliğnameye uygun olarak BOZULMASINA, 10/07/2017 tarihinde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy