MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇLAR : Karşılıksız yararlanma ve mühür bozma
HÜKÜMLER : Mahkumiyet
Mahalli mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle dosya incelenerek, gereği düşünüldü:
1-Sanık hakkında karşılıksız yararlanma suçundan kurulan 22/03/2013 gün ve 2012/497 Esas 2013/117 Karar sayılı hükmün temyiz incelemesinde;
Sanık ..., 20.06.2013 tarihinde usulünce tebliğ edilen hükmü yasal 1 haftalık süre geçtikten sonra 28.06.2013 tarihinde temyiz ettiğinden, temyiz isteminin CMUK'nun 310 ve 317. maddeleri uyarınca tebliğnameye uygun olarak REDDİNE,
2-Sanık hakkında mühür bozma suçundan kurulan 23.09.2010 tarih 2009/217 Esas – 2010/194 Karar sayılı hükmün temyiz incelemesinde;
Sanık hakkında açılan kamu davasında 23.09.2010 tarihinde mühür bozmak suçundan mahkumiyet kararı verildiği, kararın sanık tarafından temyizi ile Yargıtay'a gönderilmesi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı'nca sanık hakkında 6352 sayılı Kanun gereğince yeniden değerlendirilmek üzere dosyanın iade edildiği, iade edilen dosya üzerine mahkemenin 04.06.2013 tarihinde yeniden aynı suçtan karar verdiği anlaşılmakla, mühür bozma suçu yönünden kurulan 22/03/2013 gün ve 2012/497 Esas 2013/117 Karar sayılı hüküm yok hükmünde kabul edilerek yapılan temyiz incelemesinde;
Mühür bozma suçunun fiil öğesi bağlamında hukuka aykırılık unsurunun oluşması için, mühürleme yetkisinin kanuni dayanağının bulunmasının zorunlu olduğu, elektrik idaresinin ise özelleştirildiği bu sebeple kayıt dışı elektrik kullanımının engellenmesini sağlayan mühürlemenin kamu güvencesine haiz olmadığı, ilgili kanunlarda özel şirketlere mühürleme yetkisi verildiğine ve buna aykırı davrananlar hakkında TCK’nın 203. maddesi hükümlerinin uygulanacağına ilişkin bir hükme yer verilmediği, buna göre özel hukuk tüzel kişisinin kamusal yetki kullanma hakkı olmadığından, Anayasa ve Kanuna dayalı kamusal yetkiyi kullanan bir makam tarafından konulmuş mühürleme güvencesinin özelleştirme nedeniyle sona erdiği bu nedenle sanığa yüklenen "mühür bozma" suçunun unsurları oluşmadığı gözetilmeden, sanığın atılı suçtan beraati yerine yazılı şekilde mahkumiyetine karar verilmesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanık ...'ın temyiz itirazları bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenle tebliğnameye uygun olarak BOZULMASINA, 18.09.2017 tarihinde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy