MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇLAR : Karşılıksız yararlanma, mühür bozma
HÜKÜMLER : Beraat ve mahkumiyet
Mahalli mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle dosya incelenerek, gereği düşünüldü:
1-Katılan vekilinin sanık hakkında karşılıksız yararlama suçundan verilen beraat kararına yönelik temyiz talebinin incelenmesinde;
Mahkemece, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı'nın iadesinden önce verilen 23.06.2010 tarihli hüküm ile sanık hakkında karşılıksız yararlanma suçundan beraat kararı verildiği ve bu kararın temyiz edilmeyerek kesinleştiğinin anlaşılması karşısında; karşılıksız yararlanma suçundan verilen 19/06/2013 gün ve 2013/65 E. 2013/432 K. sayılı beraat kararları hukuki değerden yoksun ve yok hükmünde olduğundan, hukuken varlık kazanmayan bir kararın da temyiz davasına konu edilmesi mümkün olmadığından, katılan vekilinin, yeniden verilen beraat kararına ilişkin 2. hükme yönelik, konusu bulunmayan temyiz isteminin 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi yollaması ile CMUK’un 317. maddesi uyarınca REDDİNE,
2-Sanık ...'ın mühür bozma suçundan verilen 23.06.2010 tarih 2010/143E- 2010/387K sayılı hükme yönelik temyiz talebinin incelenmesinde;
Mühür bozma suçunun fiil öğesi bağlamında hukuka aykırılık unsurunun oluşması için, mühürleme yetkisinin kanuni dayanağının bulunmasının zorunlu olduğu, elektrik idaresinin ise özelleştirildiği bu sebeple kayıt dışı elektrik kullanımının engellenmesini sağlayan mühürlemenin kamu güvencesine haiz olmadığı, ilgili kanunlarda özel şirketlere mühürleme yetkisi verildiğine ve buna aykırı davrananlar hakkında TCK’nın 203. maddesi hükümlerinin uygulanacağına ilişkin bir hükme yer verilmediği, buna göre özel hukuk tüzel kişisinin kamusal yetki kullanma hakkı olmadığından, Anayasa ve Kanuna dayalı kamusal yetkiyi kullanan bir makam tarafından konulmuş mühürleme güvencesinin özelleştirme nedeniyle sona erdiği bu nedenle sanığa yüklenen "mühür bozma" suçunun unsurları oluşmadığı gözetilmeden, sanığın atılı suçtan beraati yerine yazılı şekilde mahkumiyetine karar verilmesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanık ...'ın temyiz itirazları bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenle tebliğnameye aykırı olarak BOZULMASINA, 25.09.2017 gününde oy birliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy