MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Karşılıksız yararlanma
HÜKÜM : Ceza verilmesine yer olmadığına
Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelenerek, gereği düşünüldü:
I- Sanık müdafiinin temyiz talebi yönünden yapılan incelemede;
Yokluğunda verilen ve 23.07.2013 tarihinde usulüne uygun olarak tebliğ edilen hükmü 1412 Sayılı CMUK'un 310/1. maddesinde öngörülen bir haftalık yasal süreden sonra temyiz eden sanık ... müdafiinin temyiz isteminin aynı kanunun 317. maddesi gereğince tebliğnameye uygun olarak REDDİNE,
II- Katılan vekilinin temyiz talebi yönünden yapılan incelemeye gelince;
1-Sanığın soruşturma aşamasında verdiği 27/06/2012 tarihli ifadesi gözetildiğinde, sanık hakkında yargılamaya konu tutanak dışında başka tespit tutanaklarının da düzenlendiğinin anlaşıldığı, gerçeğin şüpheye yer vermeyecek şekilde açığa çıkartılması, zincirleme suç hükümlerinin uygulama yerinin tespiti ile varsa mükerrer cezalandırılmanın önüne geçilmesi, 6352 sayılı Kanun'un geçici 2. maddesi ile getirilen düzenleme yönünden haksız yere hak kaybına uğranmasının önlenmesi bakımından, sanık hakkında açılan başkaca davalar da varsa araştırılıp, her bir dava dosyasının suç ve iddianame tarihleri, kesinleşip kesinleşmedikleri tereddüte mahal bırakmayacak şekilde belirlenip, tutanaklar arasındaki süre dikkate alındığında sanık hakkında 5237 sayılı TCK'nın 43. maddesinin uygulanması gerekebileceği nazara alınarak öncelikle birleştirme olanağı varsa dosyalar birleştirilerek, birleştirme olanağı mümkün olmadığı taktirde dava dosyalarının bu davayı ilgilendiren delillerinin onaylı örneklerinin dosya içine konulması sağlanarak TCK'nın 43. maddesinin uygulanması koşullarının tartışılıp değerlendirilmesi zorunluluğu,
2-Hakkında arızalı, zati sayaçtan elektrik kullandığına dair tutanak düzenlenen sanığın suça konu iş yerinde ne kadar süre faaliyet gösterdiğinin ve dava konusu tutanak itibariyle suça konu sayacı kullanım süresinin belirlenmesinin ardından, iş yerinde kullanılan sayacın tüketimi eksik gösterip göstermediği veya tüketim miktarının belirlenmesini engelleyecek şekilde sayaca müdahale edilip edilmediğinin tespit edilebilmesi için; söz konusu dönemde normal kullanıma göre tüketilebilinecek ortalama elektrik miktarı bilirkişiye hesaplattırıldıktan sonra bulunacak değerin suça konu sayaçtan geçirilen tüketim miktarıyla uyumlu olup olmadığı, tutanak öncesi tüketimlerle tutanak sonrası tüketimler arasında fark oluşup oluşmadığı ve kaçak/usulsüz kullanım bedeli konusunda teknik bilirkişiden rapor alınıp sanığın karşılıksız yararlanma kastıyla hareket edip
etmediği bu suretle tespit edildikten sonra hukuki durumunun belirlenmesi gerektiği gözetilmeden eksik inceleme ile yazılı şekilde karar verilmesi,
3-02.07.2012 tarihinde kabul edilip 28344 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan ve 05.07.2012 tarihinde yürürlüğe giren 6352 sayılı Yargı Hizmetlerinin Etkinleştirilmesi Amacıyla Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılması Ve Basın Yoluyla İşlenen Suçlara İlişkin Dava Ve Cezaların Ertelenmesi Hakkındaki Kanunun Geçici 2. maddesinin l. fıkrası uyarınca aynı maddenin 2. fıkrası gereğince, şikayetçi kurumun zararını tazmin etmesi halinde sanık hakkında ceza verilmesine yer olmadığına karar verilmesi gerektiği hususu gözetilerek, sanığın kurum zararını giderip gidermediği sorularak, gidermediğinin tespiti halinde, sanığa “bilirkişi tarafından tespit edilecek vergiler dahil cezasız kaçak kullanım bedeline ilişkin zarar miktarını gidermesi halinde 6352 sayılı Yasanın Geçici 2/2 maddesi gereğince hakkında ceza verilmesine yer olmadığına karar verileceğine” dair bildirimde bulunularak sonucuna göre karar verilmesi gerektiğinin düşünülmemesi,
Kabüle göre de;
4-Katılan kurumun 11/06/2013 tarihli cevabi yazısında kaçak kullanım bedelinin tahsil edilmediğinin belirtilmesi karşısında; Mahkemece beraat gerekçesi olan suçun sanık tarafından işlendiğinin sabit olmaması durumu gerekçe olarak gösterilerek kurum zararına yönelik ödeme yapmadığı anlaşılan sanık hakkında 5271 sayılı CMK'nın 223/2-e mad. gereğince ceza tertibine yer olmadığına karar verilmesi suretiyle hükümde çelişkiye neden olunması,
Bozmayı gerektirmiş, katılan vekilinin temyiz itirazları bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenlerle tebliğnameye uygun olarak BOZULMASINA, 02/10/2017 tarihinde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy