MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Hırsızlık, konut dokunulmazlığının ihlali
HÜKÜM : Mahkumiyet
Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelenerek, gereği düşünüldü:
5395 sayılı Çocuk Koruma Kanunun 25/1. maddesi gereğince genel mahkemelerin Çocuk Mahkemesi sıfatıyla yaptıkları duruşmalarda Cumhuriyet Savcısının bulunamayacağı gözetilmeden, 11.03.2014 tarihli oturumda Cumhuriyet Savcısının hazır bulunması giderilmesi olanaksız olduğundan ve duruşma tutanağı ile gerekçeli karar başlığında yargılamaya çocuk mahkemesi sıfatıyla bakıldığının belirtilmemiş olması mahallinde giderilmesi olanaklı eksiklik kabul edildiğinden bozma nedeni yapılmamıştır.
I-Suça sürüklenen çocuk hakkında konut dokunulmazlığının ihlali suçundan kurulan hükmün temyiz incelenmesinde;
Suça sürüklenen çocuk ... müdafiinin temyizi üzerine Dairemize gönderilen 2014/26366 Esas sayılı dosyada yapılan keşif sonucunda alınan bilirkişi raporuna göre, çalınan üç adet motosikletin müştekinin ikametinin eklentisi niteliğindeki ahırlardan alındığının anlaşılması karşısında, tebliğnamedeki bozma isteyen (3) numaralı görüşe iştirak edilmemiştir.
Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve hakimin takdirine göre suça sürüklenen çocuk ...'in temyiz istemi yerinde görülmemiş olduğundan reddiyle, eleştiri dışında usul ve kanuna uygun bulunan hükmün tebliğnameye aykırı olarak ONANMASINA,
II-Suça sürüklenen çocuk hakkında hırsızlık suçundan kurulan hükmün temyiz incelenmesine gelince;
Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve hakimin takdirine göre; suçun suça sürüklenen çocuk tarafından işlendiğini kabulde ve nitelendirmede usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmış, diğer temyiz itirazları da yerinde görülmemiştir.
Ancak;
1-TCK'nın 142/2-d maddesinin ancak hırsızlık suçunun “haksız yere elde bulundurulan veya taklit anahtarla ya da diğer bir aletle kilit aksamına zarar vermeden olağan yollar ile kilidi açmak suretiyle” işlenmesi halinde uygulanabileceğinin anlaşılması karşısında; suça sürüklenen çocuğun kilidi “sair alet” ten kabul edilen ele geçirilemeyen bıçak ile açtığı kabul edilse de, bıçak ile kilit aksamına zarar vermeden ve anahtar gibi kullanılmak sureti ile kilidin açıldığına dair aleyhine tespit ve kanıt bulunmadığı gözetilmeden, suça sürüklenen çocuğun TCK'nın 142/1-b maddesi yerine, aynı yasa'nın 142/2-d maddesi uyarınca cezalandırılmasına karar verilmesi,
2-Olay günü çalınan üç adet motosikletin temyize gelen suça sürüklenen çocuk ... ile diğer suça sürüklenen çocuklar ... ve ... arasında paylaşıldığı, iddianamede motosikletlerden bir tanesinin parçalanarak suça sürüklenen çocuk ... tarafından hakkında yaşı büyük olduğu için dosyası tefrik edilen ...'ye satıldığının belirtildiği, müştekinin de duruşmada alınan beyanında zararının halen mevcut olduğunu söylediği, ancak suça sürüklenen çocuğun hazırlık aşamasında alınan beyanında olaydan sonra evindeki motosikleti annesi ile birlikte Jandarmaya getirerek teslim ettiklerini belirttiğinin anlaşılması karşısında, suça sürüklenen çocuğun bu yöndeki savunmasının doğruluğu araştırılarak sonucuna göre hakkında 5237 sayılı TCK'nın 168/1-4. maddesinin uygulama koşullarının tartışılması gerektiğinin gözetilmemesi,
Bozmayı gerektirmiş, suça sürüklenen çocuk ...'in temyiz istemi bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenle tebliğnameye uygun olarak BOZULMASINA, 14.04.2015 gününde oy birliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy