MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇLAR: Hırsızlık, işyeri dokunulmazlığını bozma, mala zarar verme
HÜKÜMLER: Mahkumiyet
Mahalli mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle dosya incelenerek, gereği düşünüldü:
A-Sanık ... ile suça sürüklenen çocuk ...'in işyeri dokunulmazlığını bozma suçuna yönelik temyiz istemlerinin incelenmesinde;
Hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin kararların temyizi olanaklı bulunmayıp, 5271 sayılı CMK'nın 231/12. maddesi uyarınca itirazı olanaklı kararlardan olması karşısında; dosyanın incelenmeksizin mahalline İADESİNE, bu nedenle dosyanın Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı'na tevdiine;
B-Suça sürüklenen çocuk ... müdafiinin temyiz isteminin incelenmesinde;
13.11.2015 tarihinde tefhim edilen hükmü, 1412 sayılı CMUK'un 310. maddesinde öngörülen bir haftalık yasal süreden sonra 22.12.2015 tarihinde temyiz eden suça sürüklenen çocuk ... müdafiinin temyiz isteminin 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi yollamasıyla 1412 sayılı CMUK'un 317. maddesi uyarınca tebliğnameye uygun olarak REDDİNE,
C-Suça sürüklenen çocuk ...'in mala zarar verme suçuna yönelik temyiz isteminin incelenmesinde,
Suça sürüklenen çocuğun eylemine uyan 5237 sayılı TCK’nın 151/1, 31/3. maddesindeki mala zarar verme suçu için öngörülen cezanın türü ve üst sınırına göre, aynı Yasanın 66/1-e, 66/2, 67/4. maddelerinde belirtilen 7 yıl 12 aylık genel dava zamanaşımının, suç tarihi olan 26.03.2009 tarihiden inceleme tarihine kadar geçmiş bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, suça sürüklenen çocuk ... ve müdafiinin temyiz itirazı bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan hükmün açıklanan nedenle isteme aykırı olarak BOZULMASINA, bozma sebebi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, 5320 sayılı yasanın 8/1. maddesi aracılığıyla 1412 sayılı CMUK'un 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak, suça sürüklenen çocuk hakkında açılan mala zarar verme suçuna ilişkin kamu davasının zamanaşımı nedeniyle DÜŞMESİNE,
D-Sanık ...'ın hırsızlık suçuna yönelik temyiz isteminin incelenmesine gelince;
Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve hakimin takdirine göre; suçun sanık tarafından işlendiğini kabulde usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmış, diğer temyiz itirazları da yerinde görülmemiştir.
Ancak;
1-Bozmadan önce verilen ve sadece sanık tarafından temyiz edilen 14.02.2013 tarihli kararda sanık hakkında hırsızlık suçundan verilen hapis cezasının ertelenmesine karar verildiği ve aleyhe temyiz bulunmaması nedeniyle bu hususun 1412 sayılı CMUK'un 326/son maddesi uyarınca kazanılmış hak teşkil ettiğinin gözetilmemesi,
2-Anayasa Mahkemesi'nin 08.10.2015 günlü, 2014/140 Esas ve 2015/85 Karar sayılı, 24.11.2015 gün ve 29542 sayılı Resmi Gazete'de yayınlanan kısmi iptal kararı uyarınca, 5237 sayılı TCK 53. madde 1. fıkra b. bendinde düzenlenen “seçme ve seçilme ehliyetinden ve diğer siyasi hakları kullanmaktan yoksun bırakılmasına” hükmünün iptal edilmesi nedeniyle uygulanamayacağının gözetilmesi zorunluluğu,
Bozmayı gerektirmiş, sanık ...'ın temyiz itirazı bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenle tebliğnameye uygun olarak BOZULMASINA, 20.06.2016 gününde oybirliğiyle karar verildi.