MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Suç eşyasının satın alınması veya kabul edilmesi, sahtecilik
HÜKÜM : Mahkumiyet
Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelenerek, gereği düşünüldü:
Sanığın kendisine baro tarafından atanan müdafiiden haberdar olmadığının ve hakkında verilen hükmün de bu müdafiiye tebliğ edilerek kesinleştirildiğinin anlaşılması karşısında, Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun 18.03.2008 tarih 2008/9-7 E. 2008/56 K. sayılı kararında belirtilen "kendisine zorunlu müdafii atandığından sanığın haberdar olmadığı durumlarda zorunlu müdafiiye yapılan tefhim veya tebliğ kendisine bağlanan hukuki sonuçları doğurmaz" hükmü gereğince gerekçeli kararı sanığın öğrenmesinden sonra sanık tarafından yapılan temyiz ve eski hale getirme başvurusunun süresinde olduğu belirlenerek yapılan incelemede;
07/01/2004 ve 15 gün öncesi olan suç tarihinin iddianame ve gerekçeli karar başlığında yanlış gösterilmesi mahallinde düzeltilmesi mümkün yazım hatası olarak kabul edilmiştir.
Sanığa yüklenen 765 sayılı TCK'nın 333/1, 350/1-3, 512/1, 522 maddelerine uyan suç eşyasının kabul edilmesi ve sahtecilik suçlarının gerektirdiği cezaların türü ve üst sınırlarına göre; aynı Kanun’un 102/4 ve 104/2 maddelerinde öngörülen 7 yıl 6 aylık genel dava zamanaşımının, suç tarihi olan 07.01.2004 ve 15 gün öncesinden inceleme tarihine kadar geçmiş bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, sanık ...'ın temyiz istemi bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan hükümlerin açıklanan nedenle tebliğnameye uygun olarak BOZULMASINA, bozma sebebi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, 5320 sayılı yasanın 8/1. maddesi aracılığıyla 1412 sayılı CMUK'nın 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak, sanık hakkında açılan kamu davasının zamanaşımı nedeniyle DÜŞMESİNE, 20/09/2016 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy