MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Hırsızlık
HÜKÜMLER : Mahkumiyet
Mahalli mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle dosya incelenerek, gereği düşünüldü:
Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve hakimin takdirine göre; suçun sanık tarafından işlendiğini kabulde usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmış, diğer temyiz nedenleri de yerinde görülmemiştir.
Ancak;
1-Sanığın savunması ve katılanın oğlu olan mağdur ...'in beyanlarına göre, sanığın bankadan çıktıktan sonra on iki yaşından küçük olan mağdur ...'e annesini tanıdığını, annesi ile telefonla görüştüğünü, faturayı kendisinin yatırmasını istediğini söyleyerek cep telefonu ve parasını alması şeklinde gerçekleşen olayda, mağdur ...'in malını koruyamayacak durumda olup olmadığı değerlendirilerek, sonucuna göre sanığın eyleminin TCK'nın 142/2-a maddesi ya da aynı yasanın 141/1. maddelerinde tanımlanan hırsızlık suçlarından hangisini oluşturduğunun değerlendirilmesinde zorunluluk bulunduğu gözetilmeden, eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm kurulması,
Kabule göre de;
2-Tekerrüre esas alınan önceki mahkumiyetin kesinleşme tarihinin, suç tarihinden sonra olması karşısında, sanık hakkında tekerrür hükümlerinin uygulanamayacağının gözetilmemesi,
3-Anayasa Mahkemesi'nin 08.10.2015 günlü, 2014/140 Esas ve 2015/85 Karar sayılı, 24.11.2015 gün ve 29542 sayılı Resmi Gazete'de yayınlanan kısmi iptal kararı uyarınca, 5237 sayılı TCK 53. madde 1. fıkra b. bendinde düzenlenen “seçme ve seçilme ehliyetinden ve diğer siyasi hakları kullanmaktan yoksun bırakılmasına” hükmünün iptal edilmesi nedeniyle uygulanamayacağının gözetilmesi zorunluluğu,
Bozmayı gerektirmiş, sanık ...'nın ve katılan ... vekilinin temyiz itirazları bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenle tebliğnameye uygun olarak BOZULMASINA, 12/09/2017 gününde oy birliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy