MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Hırsızlık
HÜKÜM : Mahkumiyet
Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelenerek, gereği düşünüldü:
Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve hâkimin takdirine göre; suçun sanık tarafından işlendiğini kabulde usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmış, diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
Ancak;
1-Mahkemenin bozmaya uymasına rağmen, Yargıtay 22. Ceza Dairesinin bozma ilamında belirtildiği şekilde müştekinin duruşmaya celbinin sağlanarak kısma iade nedeniyle etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanmasına rızası olup olmadığının tespiti yerine 07/10/2010 günlü celsedeki "şikayetçi olmadığı" şeklindeki beyanının kısmı iadeye rıza göstermesi şeklinde kabul edilmesi suretiyle eksik inceleme sonucu hüküm kurulması,
2-Yargıtay 22. Ceza Dairesinin sanık müdafii tarafından yapılan temyiz talebi üzerine verdiği bozma kararında CMK'nun 326/son maddesi uyarınca kazanılmış hakların gözetilmesine karar verilmiş ise de; mahkemenin sanık yararına uygulamayı sonuç ceza üzerinden yapması gerekirken, TCK'nın 142/1 maddesi uyarınca 3 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verildikten sonra uygulanması,
Bozmayı gerektirmiş, o yer Cumhuriyet Savcısının temyiz itirazları bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenlerle tebliğnameye uygun olarak BOZULMASINA, 02.04.2018 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy