MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Hırsızlık
HÜKÜMLER : Mahkumiyet
Mahalli mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle dosya incelenerek, gereği düşünüldü:
I) Suça sürüklenen çocuk ... hakkında kurulan hükmün incelenmesinde;
Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve hakimin takdirine göre; suçun suça sürüklenen çocuk tarafından işlendiğini kabulde ve nitelendirmede usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmış, diğer temyiz itirazları da yerinde görülmemiştir.
Sosyal inceleme raporu için harcaması zorunlu kamu masrafı niteliğinde bulunması nedeniyle bilirkişiye ödenen 150,00 TL'nin suça sürüklenen çocuğa yargılama gideri olarak yükletilmesine karar verilmesi suretiyle Çocuk Haklarına Dair Sözleşme'ye aykırı davranılması,
Bozmayı gerektirmiş, suça sürüklenen çocuk ... müdafiinin temyiz istemi bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenlerle isteme aykırı olarak BOZULMASINA, bozma nedeni yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi yollamasıyla 1412 sayılı CMUK'nun 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak, hüküm fıkrasından sosyal inceleme raporu için bilirkişi ücreti olarak belirlenen 150,00-TL nin yargılama giderleri ile ilgili bölümden çıkarılması ve 162,00-TL yerine tebligat gideri olan 12,00-TL'nin eklenmesi suretiyle, diğer yönleri usul ve yasaya uygun bulunan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
II) Suça sürüklenen çocuk ... hakkında kurulan hükmün incelenmesinde;
Dosya kapsamındaki suça sürüklenen çocukların savunmaları, tutanak tanığı beyanı, 04.02.2013 tarihli tutanak içeriği ve diğer tüm deliller birlikte incelendiğinde; suça sürüklenen çocuk ...’ın diğer suça sürüklenen çocuk ... ile birlikte olay tarihinde gündüz vakti katılan kuruma ait kabloları menhol kapaklarını açmak suretiyle çaldıkları, bakırları çıkartmak için yaktıkları anlaşılan olayda; suça sürüklenen çocuk ...’ın alınan aşamalardaki savunmasında suça karışmadığını ifade etmiş olması, 04.02.2013 tarihli tutanak tanığı...’nın alınan beyanında “ ...Biz olay yerine gittiğimizde üç dört şahıs olay yerinden bayağı uzaklaşmışlardı. Sadece eşkallerini ve kıyafetlerini tespit edebilecek şekilde gördük. Daha
sonra olay yerinin etrafında yaptığımız araştırmada şahıslar karşımıza çıktı. Kısa bir kovalamaca sonucu iki şahsı yakaladık ve karakola götürdük. Kendileriyle karakolda yaptığımız görüşmede şu anda hatırlayamadığım bir şahsın daha ismini verdiler,.” şeklindeki beyanı ile suça sürüklenen çocuk ...’ın 04.01.2013 tarihli tutanak içeriği ile sonradan vermiş olduğu beyanı arasındaki çelişki hususu sorulduğunda defaatle diğer suça sürüklenen çocuk ...’ın yanında olmadığı ,polislere Mahsun’u aradığını ancak gelmediği şeklinde beyanda bulunduğu, hakkında ölüm sebebiyle davanın düşmesine karar verilen suça sürüklenen çocuk ...’ın alınan savunmasında da olay günü ...’ın yanlarında olmadığını beyan ettiği hususları gözönüne alındığında suça sürüklenen çocuk ... hakkında atılı suçu işlediğine ilişkin her türlü şüpheden uzak kesin, inandırıcı ve yeterli bir delil elde edilemediği gözetilmeden beraati yerine yazılı şekilde mahkumiyetine karar verilmesi,
Bozmayı gerektirmiş, suça sürüklenen çocuk ... müdafiinin temyiz itirazları bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenle tebliğnameye aykırı olarak BOZULMASINA, 14.09.2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy