MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇLAR : Hırsızlık, konut dokunulmazlığını bozma, mala zarar verme
HÜKÜMLER : Mahkumiyet
Mahalli mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle dosya incelenerek, gereği düşünüldü:
Sanıklardan ... hakkında mahkemenin 24.04.2014 tarih 2011/99 Esas ve 2014/194 Karar sayılı kararı ile verilen ''Hükmün Açıklanmasının Geri Bırakılması'na dair hükmün sanık müdafii tarafından 28.04.2014 tarihinde temyiz edilmesi üzerine, Manisa 1. Ağır Ceza Mahkemesi'nin 27.01.2015 tarih 2015/159 D.İş sayılı kararı ile itiraz isteminin reddine karar verildiği anlaşılmakla, adı geçen sanık ... temyiz incelemesi dışında bırakılarak diğer sanıklar bakımından yapılan incelemede;
I)Sanıklar ... ... ile ...'nın temyiz istemlerinin incelenmesinde:
1- 24.04.2014 tarihli hükmün sanık ...'ya usulüne uygun olarak bizzat 12.06.2014 tarihinde tebliğ edildiği halde, sanık ...'nın CMUK'un 310/1. maddesinde öngörülen 1 haftalık süre geçtikten sonra 02.07.2015 tarihinde hükmü temyiz ettiği anlaşılmakla, sanığın Saruhanlı Asliye Ceza Mahkemesi'nin 03.07.2015 tarihli ek kararına karşı yaptığı temyiz isteminin CMUK'un 317. maddesi uyarınca reddiyle,
2- 5271 sayılı CMK'nın 35/3. maddesine uygun olarak cezaevinde bulunan sanık ...'e hükmün okunup açıklanması da gerekirken bunun yapılmaması sonucu usulüne uygun yapılmış bir tebligat bulunmayıp sanığın 12.05.2015 tarihli dilekçesi, öğrenme ile süresinde verilmiş temyiz dilekçesi kabul edilerek yapılan incelemede;
24.04.2014 tarihinde sanık ...'in yokluğunda verilerek, usule uygun olarak Tebligat Kanunu'nun 21. maddesine göre tebliğ edilen hükme ilişkin, 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi yollamasıyla 1412 sayılı CMUK’un 310. maddesinde öngörülen bir haftalık yasal süreden sonra, 02.02.2015 tarihinde sanığın hükmü temyiz ettiği, yapılan temyiz isteminin mahkemesince 19.02.2015 tarihli ek kararla reddedildiği, ek kararın tebliği üzerine sanık tarafından temyiz edildiği anlaşılmakla, temyiz talebinin reddine dair 19.02.2015 tarihli ek kararda bir isabetsizlik görülmediğinden;
Her iki sanık bakımından 5271 sayılı CMK'nın 296. maddesi uyarınca temyiz isteminin reddine ilişkin Saruhanlı Asliye Ceza Mahkemesi'nin 03.07.2015 ile 19.02.2015 tarihli ek kararlarının ONANMASINA,
II)Sanıklar ..., ... ile ... hakkında mağdur ...'ya yönelik (birleşen 2011/216 esas sayılı dosya), sanıklar ..., ..., ... ve ... hakkında katılan ...'ya yönelik (birleşen 2011/163 esas sayılı dosya), sanıklar ..., ... ile ... hakkında katılan ...'e yönelik ( birleşen 2011/168 esas sayılı dosya), sanıklar ..., ... ile ... hakkında katılan ...'e yönelik (birleşen 2012/61 esas sayılı dosya), sanıklar ..., ..., ... ve ... hakkında mağdur ...'ya yönelik hırsızlık suçundan ( birleşen 2012/46 esas sayılı dosya) nedeniyle kurulan hükümlerin incelemesinde;
Sanık ... hakkında tekerrüre esas alınan ilamındaki mahkumiyetin, TCK'nın 86/2. maddesinde düzenlenen basit yaralama suçuna ilişkin olması ve hükümden sonra 02/12/2016 tarihinde 29906 sayılı Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren 6763 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanunun 34. maddesi ile değişik 5271 sayılı CMK'nın 253. maddesinin 1. fıkrasının (b) bendine eklenen alt bendler arasında yer alan ve 5237 sayılı TCK'nın 86/2. maddesinde tanımı yapılan yaralama suçunun da uzlaşma kapsamına alındığının anlaşılması karşısında; 5237 sayılı TCK'nın 7/2. maddesi uyarınca; ''Suçun işlendiği zaman yürürlükte bulunan kanun ile sonradan yürürlüğe giren kanunların hükümleri farklı ise, failin lehine olan kanun uygulanır ve infaz olunur.'' hükmü de gözetilerek 6763 sayılı Kanunun 35. maddesi ile değişik CMK'nın 254. maddesi uyarınca aynı Kanunun 253. maddesinde belirtilen esas ve usûle göre uzlaştırma işlemleri yerine getirildikten sonra sonucuna göre sanığın hukuki durumunun yeniden değerlendirilip hakkında bahsedilen ilamın esas alınarak TCK'nın 58. maddesinin uygulanıp uygulanmayacağı hususu infaz aşamasında gözetilmesi olanaklı kabul edilerek bozma nedeni yapılmamıştır.
Sanıklar ..., ... ile ... hakkında katılan ...'e yönelik birden fazla kişiyle işlenen konut dokunulmazlığını bozma suçundan kurulan hükümde 5237 sayılı TCK'nın 119/1-c maddesi ile uygulama yapılmaması aleyhe temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.
Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve hakimin takdirine göre; suçların sanıklar tarafından işlendiğini kabulde ve nitelendirmede usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmış, diğer temyiz nedenleri de yerinde görülmemiştir.
Ancak;
Anayasa Mahkemesi'nin 08.10.2015 günlü, 2014/140 Esas ve 2015/85 Karar sayılı, 24.11.2015 gün ve 29542 sayılı Resmi Gazete'de yayınlanan kısmi iptal kararı uyarınca, 5237 Sayılı TCK 53.madde 1.fıkra b. bendinde düzenlenen “seçme ve seçilme ehliyetinden ve diğer siyasi hakları kullanmaktan yoksun bırakılmasına” hükmünün iptal edilmesi nedeniyle uygulanamayacağının gözetilmesi zorunluluğu,
Bozmayı gerektirmiş, sanıklar ..., ... müdafii ile sanıklar ..., ...'nin temyiz istemi bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükümlerin açıklanan nedenle tebliğnameye aykırı olarak BOZULMASINA, bozma nedeni yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi yollamasıyla 1412 sayılı CMUK’un 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak, hüküm fıkralarından “TCK'nın 53. maddesinin uygulanmasına ilişkin bölümlerin” çıkarılarak yerlerine, “Kasten işlemiş olduğu suç için hapis cezasıyla mahkûmiyetin yasal sonucu olarak sanıkların, 5237 sayılı TCK’nın 53/1. maddesinin (a), (c), (d) ve (e) bentlerinde yazılı haklardan aynı maddenin 2. fıkrası uyarınca cezanın infazı tamamlanıncaya kadar, kendi alt soyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri açısından ise anılan maddenin 3. fıkrası uyarınca mahkûm olduğu hapis cezasından koşullu salıverilinceye kadar yoksun bırakılmalarına” cümlelerinin eklenmesi suretiyle, eleştiri dışında diğer yönleri usul ve yasaya uygun bulunan hükümlerin DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
III) Sanıklar ..., ... ile ... hakkında mağdurlar ..., ... ile katılan ...'ye yönelik hırsızlık suçu (birleşen 2011/166 esas sayılı dosya), sanıklar ..., ..., ..., ..., ..., ... ve ... hakkında mağdur ...'ya ... yönelik işyeri dokunulmazlığını bozma suçu ile sanıklar ..., ... ile ... hakkında mağdur ...'ya .... yönelik hırsızlık suçundan (birleşen 2012/46 esas sayılı dosya) kurulan hükümlerin incelenmesinde;
Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve hakimin takdirine göre; suçların sanıklar ..., ..., ... ile ... tarafından işlendiğini kabulde ve nitelendirmede usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmış, diğer temyiz itirazları da yerinde görülmemiştir.
Ancak;
1- Olay gecesi sanıklar ...., ...., ..., ile temyize gelmeyen sanıklar ... ve ... ... Kasabasına plakası tespit edilemeyen bir araç ile gelerek mağdurlar ... ve ... babalarına ait olan ancak suç tarihinde ve de yaklaşık olarak suç tarihinden 4 yıl kadar öncesinde kullanılmayan sadece eşyaların yığılı bulunduğu ve de bakım ve gözetiminin katılan ...'ye bırakıldığı evden iki adet çamaşır makinesi, bir adet şofben, bir adet yatak odası takımı, bir adet oturma grubu, çeşitli mutfak eşyaları ile katılan ...'e ait evin bahçesi içerisinde bulunan bir adet el arabasını çaldıkları olayda; sanıklardan Şerafettin ile temyize gelmeyen ... soruşturma aşamasında kolluk görevlilerince yakalanmaları üzerine yer göstermek suretiyle mağdurlara ait çalınan bir adet çamaşır makinesinin iadesini sağlamış olduklarının anlaşılması karşısında, mağdurların kısmi iade nedeniyle etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanmasına rıza gösterip göstermeyeceği sorularak, sonucuna göre sanıklar hakkında 5237 sayılı TCK'nın 168/1-4 maddesinin uygulanıp uygulanmayacağının tartışılmaması, (birleşen 2011/166 esas sayılı dosya)
2- Sanıklar ..., ..., ..., ..., ..., ..., ... ile temyize gelmeyen sanıklar ... ve ... içinden hırsızlık yaptığı sabit olan binanın suç tarihinden yaklaşık iki buçuk yıl önce faaliyeti durdurmuş olduğu, suç tarihinde faal olmadığından çalışanı bulunmadığı, konut ya da işyeri olarak kullanılmadığı anlaşıldığından, suça konu yerin işyeri veya işyerinin eklentisi niteliğinde olmayan, işyeri sahibinin ya da işçilerin sürekli bulunmadığı yerlerden olup, bu yerden hırsızlık yapılması eyleminin işyeri dokunulmazlığını ihlal suçunu oluşturmayacağı gözetilerek, sanıkların atılı suçtan beraatlerine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hükümlülüklerine karar verilmesi, ( birleşen 2012/46 esas sayılı dosya )
3- Sanıklar ..., ... ile ...'ın tüm aşamalarda yüklenen suçu işlediklerini inkar ettikleri, sanıkların yüklenen suçu işlediklerine dair, temyize gelmeyen diğer sanık ...(...)'nun sonradan değiştirdiği soyut iddiası dışında; her türlü şüpheden uzak kesin, inandırıcı ve yeterli bir delil elde edilemediği gözetilmeden sanıkların anılan suçtan beraatleri yerine yetersiz gerekçe ile yazılı şekilde mahkumiyetlerine karar verilmesi, (birleşen 2012/46 esas sayılı dosya)
Kabule göre de;
Anayasa Mahkemesi'nin 08.10.2015 günlü, 2014/140 Esas ve 2015/85 Karar sayılı, 24.11.2015 gün ve 29542 sayılı Resmi Gazete'de yayınlanan kısmi iptal kararı uyarınca, 5237 Sayılı TCK 53.madde 1.fıkra b. bendinde düzenlenen “seçme ve seçilme ehliyetinden ve diğer siyasi hakları kullanmaktan yoksun bırakılmasına” hükmünün iptal edilmesi nedeniyle uygulanamayacağının gözetilmesi zorunluluğu,
Bozmayı gerektirmiş, sanık ..., sanık ... müdafii , sanık ... müdafii, sanık ..., sanık ..., sanık ... ile sanık ...'un temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükümlerin açıklanan nedenlerle isteme aykırı olarak BOZULMASINA, Bozma hükmünün CMUK 325. maddesi uyarınca, hükmü temyiz etmeyen sanıklar Tuba Topçu ile ...'ya sirayetine, 12.07.2017 tarihinde oybirliği ile karar verildi.