MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Karşılıksız yararlanma
HÜKÜM : Mahkumiyet
Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelenerek, gereği düşünüldü:
Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve hakimin takdirine göre; suçun sanık tarafından işlendiğini kabulde usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmış, diğer temyiz itirazları da yerinde görülmemiştir.
Ancak;
1- Mahkumiyet kararı verildiği halde kendisini avukat ile temsil ettiren katılan lehine maktu vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiğinin gözetilmemesi,
2- Cezasının ertelenmesine karar verilen sanık hakkında hükmedilen deneme süresinin mahkum olduğu 1 yıl 15 gün hapis cezası süresinden az olamayacağının gözetilmemesi suretiyle 5237 sayılı TCK'nın 51/3. maddesine aykırı davranılması,
Bozmayı gerektirmiş, sanık ve katılan vekilinin temyiz itirazı bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenle tebliğnameye uygun olarak BOZULMASINA, bozma nedeni yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi aracılığıyla 1412 sayılı CMUK'nun 322.maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak, hüküm fıkrasından katılan lehine dilekçe ücretine hükmedilmesine ilişkin bölüm ile denetimli serbestlik süresine ilişkin kısım çıkartılarak, sanığın mahkumiyetine karar verilen bölümden hemen sonra gelmek üzere “Katılan kendisini vekille temsil ettirdiğinden hüküm tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin 13/1. madde ve fıkrası uyarınca 1.800,00 TL maktu vekâlet ücretinin katılana ödenmesine” cümlesinin ve “denetimli serbestlik süresinin sanık lehine 1 yıl 15 gün olarak uygulanmasına ” cümlesinin eklenmesi suretiyle eklenmesi suretiyle, diğer yönleri usul ve yasaya uygun bulunan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 26.12.2018 tarihinde oy birliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy