MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇLAR: Hırsızlık, konut dokunulmazlığını ihlal
HÜKÜMLER: Mahkumiyet
Mahalli mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle dosya incelenerek, gereği düşünüldü:
Sanık ...'ın yokluğunda verilen hükmü süresinden sonra temyiz ettiği anlaşılmakta ise de; sanığın başka suçtan cezaevinde hükümlü olarak bulunduğu ve 5271 sayılı CMK'nın 35/3. maddesi gereğince “ilgili taraf serbest olmayan bir kişi veya tutuklu ise tebliğ edilen karar kendisine okunup anlatılır” düzenlemesine aykırı şekilde tebliğ edildiğinin anlaşılması karşısında; sanığın 27.02.2014 tarihli karara yönelik 09.09.2014 tarihli isteminin süresinde olduğu kabul edilerek 22.10.2014 tarihli temyizin reddine ilişkin ek kararın kaldırılarak yapılan incelemede;
I- Sanıklar hakkında hırsızlık suçundan kurulan hükümlerin temyiz incelemesinde;
Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve hakimin takdirine göre; suçun sanıklar tarafından işlendiğini kabulde ve nitelendirmede usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmış, diğer temyiz itirazları da yerinde görülmemiştir.
Ancak;
1- Müştekinin kolluk beyanına göre olayın saat 06:00- 06:30 arasında meydana gelmiş olduğu ve olay tarihinde güneşin saat 06:44 de doğduğunun anlaşılması karşısında; suçun gündüz sayılan zaman dilimi içerisinde işlendiği gözetilmeden, koşulları oluşmadığı halde sanıklar hakkında TCK'nın 143/1 maddesi uygulanmak suretiyle yazılı şekilde hüküm kurulması,
2- Sanık ... hakkında mahkumiyet hükmü kurulurken tekerrüre esas alınan Üsküdar Ağır Ceza Mahkemesinin 02.12.2008 tarih, 2008/254 E, 2008/412 K. sayılı ilamında, sanığın yaş küçüklüğü nedeniyle ceza indirimi uygulanmış olması karşısında, söz konusu ilamın TCK'nın 58/5. maddesine göre tekerrüre esas alınamayacağının gözetilmemesi,
3- “Anayasa Mahkemesi'nin 08.10.2015 günlü, 2014/140 Esas ve 2015/85 Karar sayılı, 24.11.2015 gün ve 29542 sayılı Resmi Gazete'de yayınlanan kısmi iptal kararı uyarınca, 5237 sayılı TCK 53. madde 1. fıkra b. bendinde düzenlenen “seçme ve seçilme ehliyetinden ve diğer siyasi hakları kullanmaktan yoksun bırakılmasına” hükmünün iptal edilmesi nedeniyle uygulanamayacağının gözetilmesi zorunluluğu ve kasten işlemiş olduğu suç dolayısıyla hapis
cezasıyla mahkûmiyetin yasal sonucu olarak sanıkların, 5237 sayılı TCK’nın 53/1. maddesinin (a), (c), (d) ve (e) bentlerinde yazılı haklardan aynı maddenin 2. fıkrası uyarınca cezalarının infazları tamamlanıncaya kadar, kendi alt soyları üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri açısından ise anılan maddenin 3. fıkrası uyarınca mahkûm oldukları hapis cezasından koşullu salıverilinceye kadar yoksun bırakılmalarına karar verilmesi gerektiği gözetilmeden, yazılı şekilde hüküm kurulması,
Bozmayı gerektirmiş, sanıklar ..., ... ve ...'ın temyiz talepleri bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükümlerin açıklanan nedenle tebliğnameye kısmen uygun olarak BOZULMASINA, bozma nedeni yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi yollamasıyla 1412 sayılı CMUK’un 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak, hırsızlık suçuna ilişkin hüküm fıkralarından TCK'nın 143. maddesine ilişkin kısmın çıkartılarak sonuç cezanın 3 yıl 4 ay hapis olarak belirlenmesi, yine sanık ... hakkındaki hüküm fıkralarından TCK’nın 58. maddesinin uygulanması ile ilgili bölümler çıkartılması, ve yine tüm sanıklara ilişkin hüküm fıkrasından “TCK'nın 53. maddesinin uygulanmasına ilişkin bölümlerin” çıkartılarak, yerine “Kasten işlemiş olduğu suç için hapis cezasıyla mahkûmiyetin yasal sonucu olarak sanığın, 5237 sayılı TCK’nın 53/1. maddesinin (a), (c), (d) ve (e) bentlerinde yazılı haklardan aynı maddenin 2. fıkrası uyarınca cezanın infazı tamamlanıncaya kadar, kendi alt soyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri açısından ise anılan maddenin 3. fıkrası uyarınca mahkûm olduğu hapis cezasından koşullu salıverilinceye kadar yoksun bırakılmasına” cümlesinin eklenmesi suretiyle, diğer yönleri usul ve yasaya uygun bulunan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
II- Sanıklar hakkında konut dokunulmazlığını bozma suçundan kurulan hükümlerin temyiz incelemesine gelince;
Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve hakimin takdirine göre; suçun sanıklar tarafından işlendiğini kabulde usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmış, diğer temyiz itirazları da yerinde görülmemiştir.
Ancak,
1- Müştekinin kolluk beyanına göre olayın 06:00 - 06:30 arasında meydana gelmiş olduğu ve olay tarihinde güneşin saat 06:44 de doğduğunun anlaşılması karşısında; suçun gündüz sayılan zaman dilimi içerisinde işlendiği gözetilmeden, koşulları oluşmadığı halde sanıklar hakkında TCK'nın 116/4. maddesi uygulanmak suretiyle yazılı şekilde hüküm kurulması,
2- Sanık ... hakkında mahkumiyet hükmü kurulurken tekerrüre esas alınan Üsküdar Ağır Ceza Mahkemesinin 02.12.2008 tarih, 2008/254 E,2008/412 K. sayılı ilamında, sanığın yaş küçüklüğü nedeniyle ceza indirimi uygulanmış olması karşısında, söz konusu ilamın TCK'nın 58/5. maddesine göre tekerrüre esas alınamayacağının gözetilmemesi,
3- “Anayasa Mahkemesi'nin 08.10.2015 günlü, 2014/140 Esas ve 2015/85 Karar sayılı, 24.11.2015 gün ve 29542 sayılı Resmi Gazete'de yayınlanan kısmi iptal kararı uyarınca, 5237 sayılı TCK 53. madde 1. fıkra b. bendinde düzenlenen “seçme ve seçilme ehliyetinden ve diğer siyasi hakları kullanmaktan yoksun bırakılmasına” hükmünün iptal edilmesi nedeniyle uygulanamayacağının gözetilmesi zorunluluğu ve kasten işlemiş olduğu suç dolayısıyla hapis cezasıyla mahkûmiyetin yasal sonucu olarak sanıkların, 5237 sayılı TCK’nın 53/1. maddesinin (a), (c), (d) ve (e) bentlerinde yazılı haklardan aynı maddenin 2. fıkrası uyarınca cezanın infazı tamamlanıncaya kadar, kendi alt soyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri açısından ise anılan maddenin 3. fıkrası uyarınca mahkûm olduğu hapis cezasından koşullu salıverilinceye kadar yoksun bırakılmasına karar verilmesi gerektiği gözetilmeden, yazılı şekilde hüküm kurulması,
Bozmayı gerektirmiş, sanıklar ..., ... ve ...'ın temyiz istemi bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükümlerin açıklanan nedenlerle isteme kısmen uygun olarak BOZULMASINA, 26.09.2017 gününde oybirliğiyle karar verildi.