MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇLAR: Hırsızlık, işyeri dokunulmazlığını ihlal, mala zarar verme
HÜKÜMLER: Mahkumiyet
Mahalli mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle dosya incelenerek, gereği düşünüldü:
Mahkemece, Dairemizin 03.11.2015 tarih, 2014/165 Esas, 2015/17034 Karar sayılı Bozma kararına uyulmasına karar verdiği anlaşıldığından, yeniden kurulan hükümde bozma kararında gösterilen hususlara uymaması Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun 26.01.2016 tarih, 2014/620 Esas, 2016/36 Karar sayılı kararı gereğince eylemli direnme niteliğinde sayılamayacağından tebliğnamede bozma isteyen 1 ve 2 numaralı görüşe iştirak edilmemişir.
6352 sayılı yasanın 100. maddesi ile CMK'nın 324. maddesinin dördüncü fıkrasına eklenen cümle gereğince, sanıklara yüklenen yargılama giderinin 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanunun 106. maddesindeki terkin edilmesi gereken tutardan az olması nedeniyle Devlet Hazinesi üzerinde bırakılması hususu ise infaz aşamasında resen dikkate alınabileceğinden bozma nedeni yapılmamıştır.
I-Sanıklar hakkında mala zarar verme suçundan kurulan mahkumiyet hükümlerinin incelenmesinde;
Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve hakimin takdirine göre; sanıklar müdafiilerinin temyiz itirazları yerinde görülmemiş olduğundan reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükümlerin tebliğnameye uygun olarak ONANMASINA,
II-Sanıklar hakkında hırsızlık ve işyeri dokunulmazlığını ihlal suçlarından kurulan mahkumiyet hükümlerinin incelenmesinde;
Sanıklar hakkında, işyeri dokunulmazlığını ihlal suçundan kurulan hükümde TCK'nın 43. maddesinin uygulanmaması aleyhe temyiz olmadığından bozma sebebi yapılmamıştır.
Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve hakimin takdirine göre; suçların sanıklar tarafından işlendiğini kabulde ve nitelendirmede usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmış, diğer temyiz itirazları da yerinde görülmemiştir.
Ancak;
1-Sanıklar hakkında hırsızlık suçundan kurulan hükümlerde şartları oluşmadığı halde TCK'nın 143 ve 43. Maddelerinin uygulanması suretiyle fazla ceza tayini,
2- Sanıklar hakkında hırsızlık ve işyeri dokunulmazlığını ihlal suçlarından dolayı 5237 sayılı TCK'nın 53/3. maddesi uyarınca, sanıkların sadece kendi altsoyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlığa ait bir hizmette bulunmaktan yoksun bırakılmaya ilişkin hak yoksunluğunun koşullu salıverme tarihinden itibaren uygulanamayacağı gözetilmeksizin, altsoyu dışındaki kişileri de kapsayacak şekilde 53/1-c maddesindeki hakların tümünü koşullu salıverilmeye kadar kullanmaktan mahrum bırakmaya hükmedilmesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanıkların temyiz itirazı bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükümlerin açıklanan nedenle isteme aykırı olarak BOZULMASINA, bozma nedeni yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi yollamasıyla 1412 sayılı CMUK’un 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak, hüküm fıkralarından “TCK'nın 53. maddesinin uygulanmasına ilişkin bölümlerin” çıkartılarak, yerlerine “Kasten işlemiş olduğu suç için hapis cezasıyla mahkûmiyetin yasal sonucu olarak sanığın, 5237 sayılı TCK’nın 53/1.maddesinin (a), (c), (d) ve (e) bentlerinde yazılı haklardan aynı maddenin 2. fıkrası uyarınca cezanın infazı tamamlanıncaya kadar, kendi alt soyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri açısından ise anılan maddenin 3. fıkrası uyarınca mahkûm olduğu hapis cezasından koşullu salıverilinceye kadar yoksun bırakılmasına” cümlesinin eklenmesi ve hırsızlık suçundan kurulan hükümlerde sonuç cezanın "3 yıl 4 ay hapis cezası" olarak değiştirilmesi suretiyle, eleştiri dışında diğer yönleri usul ve yasaya uygun bulunan hükümlerin DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 03.10.2017 tarihinde oybirliği ile karar verildi.