MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Hırsızlık
HÜKÜMLER : Mahkumiyet
Mahalli mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle dosya incelenerek, gereği düşünüldü:
I-Sanık ...'ın temyiz isteminin incelenmesinde;
Yokluğunda verilen ve 18.09.2015 tarihinde usulüne uygun olarak tebliğ edilen hükmü 1412 Sayılı CMUK'nun 310/1. maddesinde öngörülen bir haftalık yasal süreden sonra 27.04.2016 tarihinde temyiz eden sanığın temyiz isteminin aynı kanunun 317.maddesi gereğince tebliğnameye uygun olarak REDDİNE,
II-Sanık ...'ün temyiz isteminin incelenmesine gelince;
Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve hâkimin takdirine göre; suçun sanık tarafından işlendiğini kabulde ve nitelendirmede usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmış, diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
Ancak;
1-Hırsızlık suçuna konu eşyanın önem ve değeri, meydana gelen zararın ağırlığı dikkate alınarak 5237 sayılı TCK'nın 61. maddesi uyarınca temel ceza belirlenirken alt sınırdan uzaklaşılarak hüküm kurulması gerektiğinin gözetilmemesi,
2-Müştekiye ait hesaptan 1 saat arayla aralarında herhangi bir bağlantı tespit edilemeyen sanıkların hesabına para aktarma olayında şartları oluşmadığı halde sanıkların cezasına 5237 sayılı TCK'nın 43. maddesi uygulanması suretiyle fazla ceza tayin edilmesi,
3-Suçu birlikte işleyen sanıklardan vekalet ücretinin eşit şekilde alınarak katılana verilmesi gerektiğinin gözetilmemesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanık ...'ün temyiz istemi bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenle tebliğnameye aykırı olarak BOZULMASINA, 1412 sayılı CMUK'nun 326/son maddesi uyarınca sanığın kazanılmış hakkının korunmasına, (2) ve (3) numaralı bozma hükmünün CMUK'un 325. maddesi uyarınca, temyiz süresini kaçıran sanık ...'a sirayetine, 09.07.2018 gününde oy birliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy