MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇLAR : Hırsızlık, işyeri dokunulmazlığının ihlali
HÜKÜMLER : Beraat, mahkumiyet
Mahalli mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle dosya incelenerek, gereği düşünüldü:
I-Üst Cumhuriyet Savcısının, sanık ... hakkında açılmayan dava ve hüküm kurulmayan işyeri dokunulmazlığının ihlali suçuna yönelik temyiz istemine ilişkin yapılan incelemede;
Sanık ... hakkında işyeri dokunulmazlığının ihlali suçundan açılan herhangi bir davanın bulunmadığı, hükmün konusunun iddianamede gösterilen eylemle sınırlı olduğu, 5271 sayılı CMK'nın 225/1. maddesi gereğince bu suça ilişkin herhangi bir hüküm kurulmadığı ve zamanaşımı süresi içerisinde mahkemesince her zaman karar verilmesi mümkün olduğundan, bu aşamada temyiz isteminin konusunun bulunmadığı anlaşılmakla, 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi aracılığı ile 1412 sayılı CMUK'un 317. maddesi gereğince üst Cumhuriyet Savcısının temyiz isteminin tebliğnameye uygun olarak REDDİNE,
II-O yer Cumhuriyet Savcısının, sanık ... hakkında hırsızlık suçundan kurulan hükme yönelik temyiz istemine ilişkin yapılan incelemede;
Sanıkların, Antalya'dan kiraladıkları araç ile geceleyin Korkuteli ilçesine gelerek, kamera kayıtlarına göre aracın farları kapalı, bagaj kapağı açık olarak ve bagajda ayakları sarkar vaziyette bir kişi olduğu halde, katılana ait depoya yaklaştıkları, bagajdan inen sanıklardan ...'ün deponun PVC penceresini zorlayarak açmak suretiyle bir adet LCD televizyon ile bir adet ankastre ocağı alarak bagaja yüklediği, bu sırada diğer sanıklar ... ile ...'ın, sanık ...'ı araçta bekledikleri, daha sonra olay yerinden ayrılan sanıkların çaldıkları eşyaları Antalya'da spotçuluk yapan tanık ...'a 750 TL karşılığında sattıkları, diğer sanıkların arkadaşı olan ve aralarında husumet bulunmayan sanık ...'ın tüm bu olaylar sırasında birlikte olduklarını, aracı kendisinin kullandığını, sanık ...'ın iş yerine girerek eşyaları çaldığını beyan ettiği, sanıklar... ve...nin de kovuşturma aşamasında alınan savunmaları hep birlikte değerlendirildiğinde; sanık ...'nın üzerine atılı hırsızlık suçundan mahkumiyeti yerine yazılı şekilde beraatine karar verilmesi,
Bozmayı gerektirmiş, o yer Cumhuriyet Savcısının temyiz istemi bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenle tebliğnameye uygun olarak BOZULMASINA,
III-Sanık ... hakkında işyeri dokunulmazlığının ihlali suçundan kurulan hükme yönelik üst Cumhuriyet Savcısı ile sanığın temyiz istemlerinin incelenmesinde;
1-İşyeri dokunulmazlığının ihlali suçunun hürriyete karşı işlenen suçlar bölümünde yer alması, suça konu deponun bina niteliğinde olmasına karşın, konut ya da işyeri anlamındaki bir binanın eklentisi ya da müştemilatında yer alıp almadığı konusunda herhangi bir tespit yapılmadığı gibi, bu hususun yargılama aşamasında da açıklığa kavuşturulmadığının anlaşılması karşısında; öncelikle deponun konut ya da işyeri anlamında kullanılan bir binanın müştemilatı ya da eklentisinde yer alıp almadığı araştırılarak sonucuna göre sanığın hukuki durumunun tayin ve takdiri gerekirken, eksik kovuşturma ile yazılı şekilde karar verilmesi,
2-Kabule göre de;
a-Sanık ...'ün atılı suçu, diğer sanıklar ... ve ... ile birlikte işlediklerinin anlaşılması karşısında, birden fazla kişi ile birlikte işyeri dokunulmazlığını ihlal eden sanık hakkında TCK'nın 119/1-c maddesi gereğince artırım yapılmaması,
b-Anayasa Mahkemesi'nin 08.10.2015 günlü, 2014/140 Esas ve 2015/85 Karar sayılı, 24.11.2015 gün ve 29542 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan kısmi iptal kararı uyarınca, 5237 sayılı TCK 53. madde 1. fıkra b bendinde düzenlenen “seçme ve seçilme ehliyetinden ve diğer siyasi hakları kullanmaktan yoksun bırakılmasına” hükmünün iptal edilmesi nedeniyle uygulanamayacağının gözetilmesi zorunluluğu ve kasten işlemiş olduğu suç dolayısıyla hapis cezasıyla mahkumiyetin yasal sonucu olarak sanığın, 5237 sayılı TCK’nın 53/1. maddesinin (a), (c), (d) ve (e) bentlerinde yazılı haklardan aynı maddenin 2. fıkrası uyarınca cezanın infazı tamamlanıncaya kadar, kendi alt soyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri açısından ise anılan maddenin 3. fıkrası uyarınca mahkum olduğu hapis cezasından koşullu salıverilinceye kadar yoksun bırakılmasına karar verilmesi gerektiği gözetilmeden yazılı şekilde hüküm kurulması,
c-Sanığın tekerrüre esas alınan ilamı mahkemenin gerekçesinde ve hüküm fıkrasında gösterilmemekle birlikte, dosyadaki sabıka kaydına göre, Antalya 6. Asliye Mahkemesi'nin 24.12.2013 tarih, 2013/515-800 E.-K. sayılı ilamındaki mahkumiyetinden başka tekerrüre esas ilamının bulunmadığı, anılan ilamdaki hükümlülüğünün de, TCK'nın 141/1. maddesinde düzenlenen hırsızlık suçuna ilişkin olması ve hükümden sonra 02.12.2016 tarihinde 29906 sayılı Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren 6763 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanunun 34. maddesi ile değişik 5271 sayılı CMK'nın 253. maddesinin 1. fıkrasının (b) bendine eklenen alt bentler arasında yer alan ve 5237 sayılı TCK'nın 141. maddesinde tanımı yapılan hırsızlık suçunun da uzlaşma kapsamına alındığının anlaşılması karşısında; 5237 sayılı TCK'nın 7/2. maddesi uyarınca; “suçun işlendiği zaman yürürlükte bulunan kanun ile sonradan yürürlüğe giren kanunların hükümleri farklı ise, failin lehine olan kanun uygulanır ve infaz olunur” hükmü de gözetilerek 6763 sayılı Kanunun 35. maddesi ile değişik CMK'nın 254. maddesi uyarınca aynı Kanunun 253. maddesinde belirtilen esas ve usule göre uzlaştırma işlemleri yerine getirildikten sonra sonucuna göre sanığın hukuki durumunun yeniden değerlendirilmesi gerektiğinin gözetilmemesi,
Bozmayı gerektirmiş, üst Cumhuriyet Savcısı ile sanık ...'ün temyiz istemleri bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenle tebliğnameye uygun olarak BOZULMASINA,
IV-Sanıklar ... ve ... hakkında hırsızlık suçundan kurulan hükme yönelik sanıklar ile sanık ... müdafiinin temyiz istemlerinin incelenmesine gelince;
Sanıklardan ...'ün tekerrüre esas alınan ilamı mahkemenin gerekçesinde ve hüküm fıkrasında gösterilmemekle birlikte, dosyadaki sabıka kaydına göre, Antalya 6. Asliye Mahkemesi'nin 24.12.2013 tarih, 2013/515-800 E.-K. sayılı ilamındaki mahkumiyetinden başka tekerrüre esas ilamının bulunmadığı, anılan ilamdaki hükümlülüğünün de, TCK'nın 141/1. maddesinde düzenlenen hırsızlık suçuna ilişkin olması ve hükümden sonra 02.12.2016 tarihinde 29906 sayılı Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren 6763 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanunun 34. maddesi ile değişik 5271 sayılı
CMK'nın 253. maddesinin 1. fıkrasının (b) bendine eklenen alt bentler arasında yer alan ve 5237 sayılı TCK'nın 141. maddesinde tanımı yapılan hırsızlık suçunun da uzlaşma kapsamına alındığının anlaşılması karşısında; 5237 sayılı TCK'nın 7/2. maddesi uyarınca; “suçun işlendiği zaman yürürlükte bulunan kanun ile sonradan yürürlüğe giren kanunların hükümleri farklı ise, failin lehine olan kanun uygulanır ve infaz olunur” hükmü de gözetilerek 6763 sayılı Kanunun 35. maddesi ile değişik CMK'nın 254. maddesi uyarınca aynı Kanunun 253. maddesinde belirtilen esas ve usule göre uzlaştırma işlemleri yerine getirildikten sonra sonucuna göre sanığın hukuki durumunun yeniden değerlendirilerek, hakkında yukarıda anılan ilamın esas alınarak TCK'nın 58. maddesinin uygulanıp uygulanmayacağının infaz aşamasında gözetilmesi olanaklı kabul edilmiş, öte yandan; yine sanık ... hakkında TCK'nın 58. maddesi uyarınca tekerrür hükümlerinin uygulanmasına karar verilmekle birlikte, hangi ilamın tekerrüre esas alındığı karar yerinde gösterilmemiş ise de, bu hususun da infaz aşamasında gözetilmesi mümkün görüldüğünden; bu nedenle belirtilen bu hususlar bozma nedeni yapılmamıştır.
Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve hakimin takdirine göre; suçun sanıklar tarafından işlendiğini kabulde ve nitelendirmede usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmış, diğer temyiz itirazları da yerinde görülmemiştir.
Ancak;
Anayasa Mahkemesi'nin 08.10.2015 günlü, 2014/140 Esas ve 2015/85 Karar sayılı, 24.11.2015 gün ve 29542 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan kısmi iptal kararı uyarınca, 5237 sayılı TCK 53. madde 1. fıkra b bendinde düzenlenen “seçme ve seçilme ehliyetinden ve diğer siyasi hakları kullanmaktan yoksun bırakılmasına” hükmünün iptal edilmesi nedeniyle uygulanamayacağının gözetilmesi zorunluluğu ve kasten işlemiş olduğu suç dolayısıyla hapis cezasıyla mahkumiyetin yasal sonucu olarak sanığın, 5237 sayılı TCK’nın 53/1. maddesinin (a), (c), (d) ve (e) bentlerinde yazılı haklardan aynı maddenin 2. fıkrası uyarınca cezanın infazı tamamlanıncaya kadar, kendi alt soyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri açısından ise anılan maddenin 3. fıkrası uyarınca mahkum olduğu hapis cezasından koşullu salıverilinceye kadar yoksun bırakılmasına karar verilmesi gerektiği gözetilmeden yazılı şekilde hüküm kurulması,
Bozmayı gerektirmiş, sanık ... ve müdafii ile sanık ...'ün temyiz istemleri bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükümlerin açıklanan nedenle tebliğnameye uygun olarak BOZULMASINA, bozma nedeni yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi yollamasıyla 1412 sayılı CMUK’un 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak, hüküm fıkrasından “TCK'nın 53. maddesinin uygulanmasına ilişkin bölümlerin” çıkartılarak, yerine “Kasten işlemiş olduğu suç için hapis cezasıyla mahkumiyetin yasal sonucu olarak sanığın, 5237 sayılı TCK’nın 53/1. maddesinin (a), (c), (d) ve (e) bentlerinde yazılı haklardan aynı maddenin 2. fıkrası uyarınca cezanın infazı tamamlanıncaya kadar, kendi alt soyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri açısından ise anılan maddenin 3. fıkrası uyarınca mahkum olduğu hapis cezasından koşullu salıverilinceye kadar yoksun bırakılmasına” cümlesinin yazılması suretiyle, eleştiri dışında diğer yönleri usul ve yasaya uygun bulunan hükümlerin DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 26.09.2017 gününde oy birliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy