MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : Hırsızlık
HÜKÜM : Mahkumiyet
Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelenerek, gereği düşünüldü:
Dosya kapsamında toplanan deliller ve müşteki beyanları birlikte değerlendirildiğinde; suç tarihinde müştekinin sanığı kendisinden uyuşturucu madde temin etmek için aracına aldığı, sanığın araçtan inmesinden bir süre sonra cep telefonunun araçta olmadığını fark ettiği olayda; sanığın müştekiyi suça konu eşyayı teslime veya alınmasına karşı koymamaya yetecek nitelikte ve ölçüde cebir veya tehdit kullandığı yönünde dosyada yeterli bulunmadığı dikkate alındığında; sanığın eyleminin 5237 sayılı TCK'nın 148. maddesinde düzenlenen yağma suçunu oluşturduğu yönündeki tebliğname görüşüne iştirak edilmemiş, 5237 sayılı TCK'nın 53. maddesinin bazı bölümlerinin iptaline ilişkin Anayasa Mahkemesi'nin 24/11/2015 tarihinde yürürlüğe giren 08/10/2015 gün ve 2014/140 esas, 2015/85 sayılı kararı da nazara alınarak bu maddede öngörülen hak yoksunluklarının uygulanmasının infaz aşamasında gözetilmesi mümkün görülmüştür.
Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve hâkimin takdirine göre; suçun sanık tarafından işlendiğini kabulde usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmış, diğer temyiz itirazları da yerinde görülmemiştir.
Ancak;
Sanık hakkında kurulan hükümde TCK'nın 168/1. maddesi uygulanırken aynı kanunun 168/2. maddesindeki düzenleme de dikkate alınarak; etkin pişmanlık indiriminin 1/2 oranından fazla ancak 2/3 oranını geçmeyecek şekilde yapılması gerektiği gözetilmeyerek eksik indirim yapılması suretiyle fazla ceza tayin edilmesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanık ... müdafiinin temyiz itirazları bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenle tebliğnameye uygun olarak BOZULMASINA, 1412 Sayılı CMUK'nun 326/son. maddesi gereği ceza süresi yönünden sanığın kazanılmış hakkının korunmasına, 10/09/2018 tarihinde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy