MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Hırsızlık
HÜKÜMLER : Mahkumiyet
Mahalli mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle dosya incelenerek, gereği düşünüldü:
Uyap kayıtları itibariyle üst Cumhuriyet Savcısının e-imzalı 19.06.2014 tarihli temyiz süre tutum dilekçesinin bulunması karşısında tebliğnamedeki red isteyen, sanıkların suça konu aracı kiralamış olduklarının kabulü halinde TCK'nın 155/1 maddesinde düzenlenen suçun unsurlarının oluşmayacağının anlaşılması karşısında da tebliğnamedeki bu sebeple bozma isteyen düşünceye iştirak edilmemiştir.
1-Sanıkların çalmış oldukları iddia olunan kaıtlana ait aracın yerini bildirdikleri mesaj tespit tutanağı, katılanın aracın bulunduğu yerin sanıklarca bahsedilen mesaj ile bildirmeleri sonrası kolluk görevlilerine şikayette bulunmuş olması, sanıkların suç tarihi ile aynı gün katılana ait çalındığı iddia olunan araç ile kaza yaptıkları ve bu hususta kaza tespit tutanağını imza etmiş olmaları ile tüm dosya kapsamı karşısında; sanıkların üzerlerine atılı hırsızlık suçunu işlediğine ilişkin hukuka uygun, kuşkudan uzak, kesin, yeterli ve inandırıcı delil bulunmadığı gözetilmeden, beraatleri yerine yetersiz gerekçe ile yazılı şekilde mahkumiyetlerine karar verilmesi,
2-Kabule göre de;
a) Hükümden sonra 02/12/2016 tarihinde 29906 sayılı Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren 6763 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanunun 34. maddesi ile değişik 5271 sayılı CMK'nın 253. maddesinin 1. fıkrasının (b) bendine eklenen alt bendler arasında yer alan ve 5237 sayılı TCK'nın 141. maddesinde tanımı yapılan hırsızlık suçunun da uzlaşma kapsamına alındığının anlaşılması karşısında; 5237 sayılı TCK'nın 7/2. maddesi uyarınca; ''Suçun işlendiği zaman yürürlükte bulunan kanun ile sonradan yürürlüğe giren kanunların hükümleri farklı ise, failin lehine olan kanun uygulanır ve infaz olunur.'' hükmü de gözetilerek 6763 sayılı Kanunun 35. maddesi ile değişik CMK'nın 254. maddesi uyarınca aynı kanunun 253. maddesinde belirtilen esas ve usûle göre uzlaştırma işlemleri yerine getirildikten sonra sonucuna göre sanıkların hukuki durumunun yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
b)Sanık ...'ın tekerrüre esas alınan ilamında yaş küçüklüğü nedeniyle ceza indirimi uygulanmış olması ve başkaca tekerrüre esas ilamının bulunmaması karşısında, tekerrüre esas alınan ilamın TCK'nın 58/5. maddesine göre tekerrüre esas alınamayacağının gözetilmemesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanıklar ... ve ... ile üst Cumhuriyet Savcısı temyiz itirazı bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükümlerin açıklanan nedenle tebliğnameye kısmen uygun olarak BOZULMASINA, 02.10.2017 tarihinde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy