MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Hırsızlık
HÜKÜM : Mahkumiyet
Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelenerek, gereği düşünüldü:
Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve hakimin takdirine göre; suçun sanık tarafından işlendiğini kabulde, usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmış, diğer temyiz itirazları da yerinde görülmemiştir.
Ancak;
1-Camiye abdest almak için gelen şikayetçinin, tuvaletten çıkıp abdest alma kısmına geçtiği ve burada asılı halde bulunan ceketinden suça konu paranın çalınmış olduğunun anlaşılması karşısında, öncelikle bahse konu yerin bina yada eklentisi niteliğinde olup olmadığı yöntemince belirlenip sonucuna şayet bina yada eklentisi niteliğinde olduğunun tespiti halinde suç tarihi itibariyle yürürlükte bulunan TCK'nın 142/1-b maddesinde düzenlenen hırsızlık suçunu aksi durumda ise bu kez TCK'nın 141/1. maddesinde düzenlenen açıktan hırsızlık suçunu oluşturacağı düşünülmeksizin eksik soruşturma ile yazılı şekilde TCK'nın 142/2-b maddesi ile uygulama yapılması,
2-Sanığın tekerrüre esas alınan ilamın hüküm fıkrasında birden fazla gösterilerek infazda karışıklığa neden olunması,
3-Anayasa Mahkemesi'nin 08.10.2015 günlü, 2014/140 Esas ve 2015/85 Karar sayılı, 24.11.2015 gün ve 29542 sayılı Resmi Gazete'de yayınlanan kısmi iptal kararı uyarınca, 5237 sayılı TCK 53. madde 1. fıkra b. bendinde düzenlenen “seçme ve seçilme ehliyetinden ve diğer siyasi hakları kullanmaktan yoksun bırakılmasına” hükmünün iptal edilmesi nedeniyle uygulanamayacağının gözetilmesi zorunluluğu
Bozmayı gerektirmiş, sanık ...'ın temyiz itirazı bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenle tebliğnameye kısmen uygun olarak BOZULMASINA, 25.09.2017 tarihinde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy