MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Hırsızlık
HÜKÜM : Mahkumiyet
Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelenerek, gereği düşünüldü:
Katılana ait tarlada bulunan anızların çalındığının anlaşılması karşısında eylemin TCK'nın 142/1-e maddesinde düzenlenen nitelikli hırsızlık suçunu oluşturduğunun gözetilmemesi ve sanığın iştirak halinde suç tarihinden bir gün öncesinde saman balyası haline getirmiş oldukları anızları ertesi günün sabahında bir kısmını çalmak suretiyle götürdükleri, bırakmış oldukları 50 civarında balyayı ise aynı gün 14:00 sıralarında toplamak için döndüklerinde bu kez kolluk görevlilerince suçun işlendiği yerde yakalandıklarının anlaşılması karşısında, sanık hakkında tamamlanmış hırsızlık suçundan hüküm kurulması gerektiği düşünülmeksizin yazılı şekilde TCK'nın 35. maddesinin uygulanmış olması aleyhe temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.
Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve hakimin takdirine göre; suçun sanık tarafından işlendiğini kabulde usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmış, diğer temyiz itirazları da yerinde görülmemiştir.
Ancak;
Sanık hakkında hükmedilen kısa süreli hapis cezalarının ertelenmesi nedeniyle TCK'nın 53/4. maddesi uyarınca 53/1. maddesinin uygulanmayacağı gerektiğinin gözetilmemesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanık ...'nın temyiz itirazı bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenle tebliğnameye aykırı olarak BOZULMASINA, bozma nedeni yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi yollamasıyla 1412 sayılı CMUK'nun 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak, hüküm fıkralarından TCK'nın 53. maddesi ile ilgili kısım çıkarılması suretiyle, eleştiri dışında diğer yönleri usul ve yasaya uygun bulunan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 25.09.2017 tarihinde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy