MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ: Hırsızlık
HÜKÜM: Mahkumiyet
Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelenerek, gereği düşünüldü:
Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve hakimin takdirine göre; suçun suça sürüklenen çocuk tarafından işlendiğini kabulde ve nitelendirmede usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmış, diğer temyiz itirazları da yerinde görülmemiştir.
Ancak;
1-Suça sürüklenen çocuğa müsnet hırsızlık suçunun suç tarihi itibariyle uzlaşmaya tabi olduğu, hüküm tarihinde yürürlükte bulunan 5560 sayılı Kanunla değişik 5271 sayılı CMK'nın 253/4. maddesi gereğince uzlaşma teklifinin reşit olmayan suça sürüklenen çocuğun kanunî temsilcilerine yapılması gerekirken bu yola başvurulmadan yazılı şekilde karar verilmesi,
2- Suç tarihi itibariyle 12-15 yaş grubunda bulunan suça sürüklenen çocuk hakkında düzenlenen bahse konu raporun yalnızca yağma suçu yönünden değerlendirme içerdiği gözetilerek, suça sürüklenen çocuğun 5237 sayılı TCK’nın 31/2 ve 5395 sayılı Çocuk Koruma Kanunu'nun 11. maddeleri uyarınca, gerçekleştirdiği hırsızlık eyleminin hukuksal anlam ve sonuçlarını algılayabilme ve davranışlarını yönlendirme yeteneğinin yeterince gelişip gelişmediğine ilişkin rapor aldırılmadan duruşmaya devamla yazılı şekilde hükümlülüğüne kararı verilmesi,
3- Suç tarihinde 12-15 yaş grubunda bulunan suça sürüklenen çocuk hakkında, 5395 sayılı Çocuk Koruma Kanunu’nun 35/1. maddesi uyarınca sosyal inceleme yaptırılmaması,
Bozmayı gerektirmiş, suça sürüklenen çocuk ... müdafiinin temyiz itirazı bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenlerle tebliğnameye aykırı olarak BOZULMASINA, 13.09.2017 tarihinde oy birliği ile karar verildi.