MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ: Hırsızlık
HÜKÜM: Mahkumiyet
Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelenerek, gereği düşünüldü:
Sanığın eyleminin 5237 sayılı TCK'nın 142/1-b maddesinde belirtilen suçu oluşturduğunun anlaşılması karşısında, yazılı şekilde uygulama yapılması sonuca etkili görülmediğinden bozma nedeni yapılmamıştır.
Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve hakimin takdirine göre; suçun sanık tarafından işlendiğini kabulde ve nitelendirmede usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmış, diğer temyiz itirazları da yerinde görülmemiştir.
Ancak;
1- Anayasa Mahkemesi'nin 08.10.2015 günlü, 2014/140 Esas ve 2015/85 Karar sayılı, 24.11.2015 gün ve 29542 sayılı Resmi Gazete'de yayınlanan kısmi iptal kararı uyarınca, 5237 sayılı TCK 53. madde 1. fıkra b. bendinde düzenlenen “seçme ve seçilme ehliyetinden ve diğer siyasi hakları kullanmaktan yoksun bırakılmasına” hükmünün iptal edilmesi nedeniyle uygulanamayacağının gözetilmesi zorunluluğu,
2- Sanık hakkında tekerrüre esas alınan Ardahan Asliye Ceza Mahkemesi'nin 2005/109 esas 2005/445 karar sayılı kasten yaralama suçundan hükmedilen 500 TL doğrudan verilen adli para cezasının CMUK'un 305/son maddesi gereğince kesin nitelikte bulunması sebebiyle, tekerrür koşullarının oluşmadığı gözetilmeden 5237 sayılı TCK'nın 58. maddesi gereğince mükerrirlere özgü infaz rejiminin uygulanmasına karar verilmesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanık ...'in temyiz istemleri bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenlerle tebliğnameye uygun olarak BOZULMASINA, bozma nedenleri yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi yollamasıyla 1412 sayılı CMUK’un 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak, hüküm fıkrasından “TCK'nın 53. maddesinin uygulanmasına ilişkin bölümün” çıkartılarak, yerine “Kasten işlemiş olduğu suç için hapis cezasıyla mahkûmiyetin yasal sonucu olarak sanığın, 5237 sayılı TCK’nın 53/1. maddesinin (a), (c), (d) ve (e) bentlerinde yazılı haklardan aynı maddenin 2. fıkrası uyarınca cezanın infazı tamamlanıncaya kadar, kendi alt soyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri açısından ise anılan maddenin 3. fıkrası uyarınca
mahkûm olduğu hapis cezasından koşullu salıverilinceye kadar yoksun bırakılmasına” cümlesinin eklenmesi ile yine Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun 07.06.2011 tarih, 2011/9-88 Esas ve 2011/116 Karar sayılı içtihadı da göz önüne alınarak sanık hakkındaki hüküm fıkrasından TCK'nın 58. maddesinin uygulanmasına ilişkin bölümün çıkarılarak yerine, “Sanığın Küçükçekmece 5. Asliye Ceza Mahkemesi'nin 04.06.2004 tarihinde kesinleşen, 26.02.2003 tarih, 2003/157 Esas ve 2004/379 Karar sayılı ilamı ile mükerrir olduğu anlaşıldığından TCK'nın 58. maddesi uyarınca cezasının mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine, cezanın infazından sonra denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına, 5320 sayılı Yasanın 8. maddesi uyarınca halen yürürlükte bulunan 1412 sayılı CYUK’nın 326/son maddesi uyarınca aleyhe değiştirmeme ilkesi gözetilerek 5275 sayılı Kanunun 108/2. maddesi gereğince mükerrir olan sanık hakkında koşullu salıverme süresine eklenecek miktarın Ardahan Asliye Ceza Mahkemesinin 2005/109 esas 2005/445karar sayılı ilamına konu olan 500 TL adli para cezası esas alınarak belirlenmesine” şeklinde değiştirilmesi suretiyle, eleştiri dışında diğer yönleri usul ve yasaya uygun bulunan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 20.09.2017 tarihinde oybirliği ile karar verildi.