MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇLAR : Hırsızlık, mala zarar verme
HÜKÜMLER : Mahkumiyet
Mahalli mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle dosya incelenerek, gereği düşünüldü:
I-Sanık ... hakkında hırsızlık suçundan kurulan 28.05.2015 tarihli hükme yönelik yapılan incelemede;
Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve hakimin takdirine göre; suçun sanık tarafından işlendiğini kabulde ve nitelendirmede usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmış, diğer temyiz itirazları da yerinde görülmemiştir.
Ancak;
1-Koşulları bulunmadığı halde ikinci kez tekerrür hükümlerinin uygulanması,
2-Anayasa Mahkemesi'nin 08.10.2015 günlü, 2014/140 Esas ve 2015/85 Karar sayılı, 24.11.2015 gün ve 29542 sayılı Resmi Gazete'de yayınlanan kısmi iptal kararı uyarınca, 5237 sayılı TCK 53. madde 1. fıkra b. bendinde düzenlenen “seçme ve seçilme ehliyetinden ve diğer siyasi hakları kullanmaktan yoksun bırakılmasına” hükmünün iptal edilmesi nedeniyle uygulanamayacağının gözetilmesi zorunluluğu,
Bozmayı gerektirmiş, sanık ... müdafiinin temyiz itirazı bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenle isteme uygun olarak BOZULMASINA, bozma nedeni yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi yollamasıyla 1412 sayılı CMUK’un 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak, hüküm fıkrasından “TCK'nın 53. maddesinin uygulanmasına ilişkin bölümün” çıkartılarak, yerine “Kasten işlemiş olduğu suç için hapis cezasıyla mahkûmiyetin yasal sonucu olarak sanığın, 5237 sayılı TCK’nın 53/1. maddesinin (a), (c), (d) ve (e) bentlerinde yazılı haklardan aynı maddenin 2. fıkrası uyarınca cezanın infazı tamamlanıncaya kadar, kendi alt soyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri açısından ise anılan maddenin 3. fıkrası uyarınca mahkûm olduğu hapis cezasından koşullu salıverilinceye kadar yoksun bırakılmasına” cümlesinin eklenmesi ve TCK'nın 58. maddesinin uygulanmasına ilişkin bölümden de “ikinci” kelimesinin çıkartılıp yerine “birinci” ibaresinin eklenmesi suretiyle, eleştiri dışında diğer yönleri usul ve yasaya uygun bulunan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
II-Sanık ... hakkında hırsızlık ve mala zarar verme suçlarından Ortaca Asliye Ceza Mahkemesi'nin 26.12.2006 tarih ve 2005/563 Esas, 2006/561 sayılı kararı ile verilen mahkumiyet kararlarının, sanık ... müdafiine tebliğ veya tefhim edilmemiş olması sonucu bahse konu 26.12.2006 tarihli hükmün sanık ... yönünden
kesinleşmemiş bulunması ve nihayetinde 28.05.2015 tarihli sanık ... hakkındaki sonraki mahkumiyet hükmünün de yok hükmünde bulunduğunun anlaşılması karşısında, temyiz süresinin müdafiine tefhim veya tebliğ ile başlayacağı gözetilerek sanık ...'in 01.06.2015 tarihli temyiz isteminin 26.12.2006 tarihli hükme yönelik süresinde temyiz başvurusu niteliğinde olduğu kabul edilmek suretiyle sanık ... hakkında 26.12.2006 tarihli hırsızlık suçundan kurulan hükmün incelenmesinde;
Sanığın müştekiye ait iş yerinin asma kilidini kırarak hırsızlığa teşebbüs etmiş olması karşısında sabit olan eylemi 5237 sayılı TCK'ının 142/1-b maddesine uyduğu halde TCK'nın 142/2-d maddesi ile uygulama yapılması ve somut olaya göre, koşulları oluşmadığı halde 5237 sayılı TCK’nın 145. maddesi uygulanarak sanığın cezasından indirim yapılmış olması, aleyhe temyiz olmaması ve hatalı uygulama ile belirlenen sonuç cezanın sanık lehine olduğunun anlaşılması karşısında bozma nedeni yapılmamıştır.
Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve hakimin takdirine göre; suçun sanık tarafından işlendiğini kabulde usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmış, diğer temyiz itirazları da yerinde görülmemiştir.
Ancak;
Anayasa Mahkemesi'nin 08.10.2015 günlü, 2014/140 Esas ve 2015/85 Karar sayılı, 24.11.2015 gün ve 29542 sayılı Resmi Gazete'de yayınlanan kısmi iptal kararı uyarınca, 5237 sayılı TCK 53. madde 1. fıkra b. bendinde düzenlenen “seçme ve seçilme ehliyetinden ve diğer siyasi hakları kullanmaktan yoksun bırakılmasına” hükmünün iptal edilmesi nedeniyle uygulanamayacağının gözetilmesi zorunluluğu,
Bozmayı gerektirmiş, sanık ...'in temyiz itirazı bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenle isteme uygun olarak BOZULMASINA, bozma nedeni yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi yollamasıyla 1412 sayılı CMUK’un 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak, hüküm fıkrasından “TCK'nın 53. maddesinin uygulanmasına ilişkin bölümün” çıkartılarak, yerine “Kasten işlemiş olduğu suç için hapis cezasıyla mahkûmiyetin yasal sonucu olarak sanığın, 5237 sayılı TCK’nın 53/1. maddesinin (a), (c), (d) ve (e) bentlerinde yazılı haklardan aynı maddenin 2. fıkrası uyarınca cezanın infazı tamamlanıncaya kadar, kendi alt soyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri açısından ise anılan maddenin 3. fıkrası uyarınca mahkûm olduğu hapis cezasından koşullu salıverilinceye kadar yoksun bırakılmasına” cümlesinin eklenmesi suretiyle, diğer yönleri usul ve yasaya uygun bulunan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
III-Sanık ... hakkında hırsızlık ve mala zarar verme suçlarından Ortaca Asliye Ceza Mahkemesi'nin 26.12.2006 tarih ve 2005/563 Esas, 2006/561 sayılı kararı ile verilen mahkumiyet kararlarının, sanık ... müdafiine tebliğ veya tefhim edilmemiş olması sonucu bahse konu 26.12.2006 tarihli hükmün sanık ... yönünden kesinleşmemiş bulunması ve nihayetinde 28.05.2015 tarihli sanık ... hakkındaki sonraki mahkumiyet hükmünün de yok hükmünde bulunduğunun anlaşılması karşısında, temyiz süresinin müdafiine tefhim veya tebliğ ile başlayacağı gözetilerek sanık ...'in 01.06.2015 tarihli temyiz isteminin 26.12.2006 tarihli hükme yönelik süresinde temyiz başvurusu niteliğinde olduğu kabul edilmek suretiyle sanık ... hakkında 26.12.2006 tarihli mala zarar verme suçundan kurulan hükmün incelenmesinde;
Sanığın eylemine uyan 5237 sayılı TCK’nın 151/1. maddesinde tanımlanan mala zarar verme suçunun aynı Yasanın 66/1-e. maddesine göre 8 yıllık dava zamanaşımı süresine bağlı olup suçun işlendiği 12.10.2005 tarihinden incelemenin yapıldığı tarihe kadar zamanaşımını kesen herhangi bir işlem yapılmadan bu sürenin geçmiş bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, sanık ...'in temyiz istemi bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan hükmün açıklanan nedenle tebliğnameye aykırı olarak BOZULMASINA, bozma sebebi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi aracılığıyla 1412 sayılı CMUK'un 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak,sanık hakkında açılan kamu davasının zamanaşımı nedeniyle 5271 sayılı CMK'nın 223/8 maddesi gereğince DÜŞMESİNE, 12.09.2017 tarihinde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy