MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Hırsızlık
HÜKÜM : Mahkumiyet
Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelenerek, gereği düşünüldü:
Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve hakimin takdirine göre; suçun sanık tarafından işlendiğini kabulde usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmış, diğer temyiz itirazları da yerinde görülmemiştir.
Ancak;
1-Gerekçeli karar başlığında suç tarihinin 23.11.2013 yerine yanlış gösterilmesi,
2-Suç saati tespit edilerek, TCK'nın 143. maddesinin uygulama koşullarının değerlendirilmesi gerektiğinin gözetilmemesi,
3-Sanığın müştekiye ait cep telefonunu çaldığı yeri gösteren herhangi bir kroki ve fotoğraf bulunmaması karşısında; sanığın, hırsızlık yaptığı yerin bina içi veya eklentisi niteliğinde olması halinde eylemin 5237 sayılı TCK'nın 142/1-b maddesinde tanımlanan suçu, aksi halde ise aynı Kanun'un 141/1. maddesinde tanımlanan suçu oluşturacağı, bunun da 02.12.2016 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanarak aynı tarihte yürürlüğe giren 6763 sayılı Kanun'un 34. maddesi ile değişik 5271 sayılı CMK'nın 253. maddesi gereğince uzlaştırma kapsamına girdiği gözetilerek; suç yerinin bina veya eklentisi niteliğinde olup olmadığının belirlenmesi amacıyla keşif ve bilirkişi incelemesi yaptırılarak sonucuna göre sanığın hukuki durumunun belirlenmesi gerekirken eksik araştırma ve inceleme ile yazılı şekilde hüküm kurulması,
Bozmayı gerektirmiş, sanık ...'ın temyiz itirazı bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenlerle isteme aykırı olarak BOZULMASINA, 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi aracılığı ile 1412 sayılı CMUK’un 326/son maddesi uyarınca ceza süresi bakımından sanığın kazanılmış hakkının korunmasına, 27.09.2017 tarihinde oy birliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy