MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Hırsızlık
HÜKÜM : Mahkumiyet
Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelenerek, gereği düşünüldü:
5395 sayılı Çocuk Koruma Kanunu’nun geçici madde 1/3 yollamasıyla 25/1. maddesi gereğince çocuklar hakkındaki yargılamaya Cumhuriyet savcısı katılmayacağı halde gerekçeli karar başlığına sehven Cumhuriyet savcısının isminin yazılmış olması mahallinde düzeltilmesi olanaklı yazım hatası kabul edilmiştir.
Suça sürüklenen çocuğun, müştekinin ikamet ettiği apartmanın koridor boşluğuna girmesi ile müştekiye karşı konut dokunulmazlığının ihlali suçunu da işlediği anlaşıldığından, suça sürüklenen çocuk hakkında bu suçtan zamanaşımı süresi içinde kamu davası açılması mümkün görülmüştür.
Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve hakimin takdirine göre; suçun suça sürüklenen çocuk tarafından işlendiğini kabulde ve nitelendirmede usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmış, diğer temyiz itirazları da yerinde görülmemiştir.
Ancak;
1-Müştekinin hazırlık ifadesine göre eylemin saat 21:00-07:30 sıralarında meydana geldiği, inkara yönelen suça sürüklenen çocuğun savunmasından da suçun ne zaman işlendiğinin belirlenemediğinin anlaşılması karşısında, hırsızlık suçunun 5237 sayılı TCK'nın 6/1-e maddesi tanımlaması uyarınca gece sayılan zaman diliminde işlendiği kesin olarak tespit edilemediğinden, eylemin gündüz gerçekleştirildiğinin kabulü gerektiği gözetilmeden, TCK'nın 143. maddesince artırım yapılması suretiyle suça sürüklenen çocuk hakkında fazla ceza tayini,
2-Sosyal araştırma raporu için harcanması zorunlu kamu masrafı niteliğinde bulunması nedeniyle bilirkişiye ödenen 50 TL'nin suça sürüklenen çocuğa yargılama gideri olarak yükletilmesine karar verilmesi suretiyle Çocuk Haklarına Dair Sözleşme'ye aykırı davranılması,
Bozmayı gerektirmiş, suça sürüklenen çocuk ... müdafiinin temyiz istemi bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenlerle tebliğnameye aykırı olarak BOZULMASINA, bozma nedenleri yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, 5320 sayılı Yasa'nın 8/1. maddesi yollamasıyla, 1412 sayılı CMUK’un 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak, hüküm fıkrasından 5237 sayılı TCK'nın 143. maddesinin uygulanmasına ilişkin bölümün çıkartılarak, aynı yasanın 142/1-b, 31/3 ve 62. maddeleri gereğince sonuç cezanın “1 yıl 1 ay 10 gün hapis cezası” olarak belirlenmesine ve hüküm fıkrasının yargılama giderlerine ilişkin bölümünde yer alan “1 adet sarf kararı 50 TL” ibarelerinin çıkarılmasına, yine “83,60 TL” ibaresinin de çıkarılarak yerine “33,60 TL” ibaresinin yazılması suretiyle, eleştiri dışında diğer yönleri usul ve yasaya uygun bulunan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 10.10.2017 gününde oy birliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy