MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Hırsızlık
HÜKÜM : Mahkumiyet
Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelenerek, gereği düşünüldü:
5395 sayılı Çocuk Koruma Kanunu’nun 25/1. maddesi gereğince genel mahkemelerin Çocuk Mahkemesi sıfatıyla yaptıkları duruşmalarda Cumhuriyet Savcısının bulunamayacağı gözetilmeden, 22.09.2014 tarihli oturumda Cumhuriyet Savcısının hazır bulunması giderilmesi olanaksız olduğundan ve karar başlığında yargılamaya çocuk mahkemesi sıfatıyla bakıldığının belirtilmemiş olması mahallinde giderilmesi olanaklı eksiklik kabul edildiğinden, belirtilen bu hususlar bozma nedeni yapılmamıştır.
Suça sürüklenen çocuğun eylemine uyan 5237 sayılı TCK'nın 142/1-e ve 31/3. maddesinde düzenlenen hırsızlık suçu, aynı yasanın 66/1-e, 66/2 ve 67/4. maddelerinde öngörülen 7 yıl 12 aylık genel dava zamanaşımına bağlı olup, hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına dair ilk kararın kesinleştiği 27.01.2009 tarihi ile hükmün açıklanmasına sebep olan ikinci suçun işlendiği 28.03.2011 tarihleri arasında dava zamanaşımının durduğu da nazara alınarak suç tarihi olan 13.11.2005 tarihinden incelemenin yapıldığı tarihe kadar bu sürenin geçmiş bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, suça sürüklenen çocuk ... müdafiinin temyiz istemi bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenle tebliğnameye aykırı olarak BOZULMASINA, bozma nedeni yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, 5320 sayılı yasanın 8/1. maddesi aracılığıyla 1412 sayılı CMUK’nın 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak, 5271 sayılı CMK’nın 223/8. maddesi uyarınca suça sürüklenen çocuk hakkında açılan kamu davasının zamanaşımı nedeniyle DÜŞMESİNE, 03.10.2017 gününde oy birliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy