MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ: Hırsızlık
HÜKÜM: Mahkumiyet
Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelenerek, gereği düşünüldü:
Her ne kadar suç tarihinden sonra yürürlüğe giren 18.06.2014 tarih ve 6545 sayılı Kanun ile değişik 5271 sayılı CMK'nın 231/8. maddesi uyarınca denetim süresi içerisinde kişi hakkında kasıtlı bir suç nedeniyle yeniden hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilemeyeceği düzenlenmiş ise de, 5237 sayılı TCK'nın 7/2. maddesi uyarınca önceki hükmün sanık lehine olduğu değerlendirilerek yapılan incelemede:
Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve hakimin takdirine göre; suçun sanık tarafından işlendiğini kabulde ve nitelendirmede usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmış, diğer temyiz itirazları da yerinde görülmemiştir.
Ancak;
1-Teşebbüs nedeniyle cezadan indirim yapılırken TCK’nın 35. maddesinin hüküm fıkrasında gösterilmemesi,
2-Suç tarihindeki sabıka kaydına göre sanığın adli sicil kaydındaki açıklanması geri bırakılan hükmün, 5271 sayılı CMK'nın 231/6-a maddesine esas olabilecek kesin hüküm niteliğinde bulunmaması, eylemin teşebbüs aşamasında kalması sebebiyle herhangi bir zararın bulunmadığı, sanığın tekrar suç işlemeyeceği yolunda kanaate ulaşılarak tayin edilen hapis cezasının ertelendiği, erteleme müessesesinden daha lehe olduğundan kuşku bulunmayan hükmün açıklanmasının geri bırakılması koşullarının da anılan nedenlerle oluştuğu gözetilmeden, yetersiz gerekçe ile yazılı şekilde hüküm kurulması,
3-Sanık hakkında hükmolunan sonuç ceza uzun süreli erteli hapis cezası olduğu halde, hüküm fıkrasında sanki kısa süreli hapis cezasına hükmedilmiş gibi değerlendirme yapılmış olması,
4-Uzun süreli erteli hapis cezasına mahkum olan sanık hakkında, Anayasa Mahkemesi'nin 08.10.2015 tarih, 2014/140 Esas ve 2015/85 Karar sayılı, 24.11.2015 gün ve 29542 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan kısmi iptal kararı da gözetilerek, TCK'nın 53. maddesinin uygulanması gerektiğinin düşünülmemesi
Bozmayı gerektirmiş, sanık ... müdafiinin temyiz istemi bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenlerle tebliğnameye aykırı olarak BOZULMASINA, 10.10.2017 gününde oy birliğiyle karar verildi.