MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ: Hırsızlık
HÜKÜM: Mahkumiyet
Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelenerek, gereği düşünüldü:
Teşhis işleminin suçun sübutuna etkili olmayacağının anlaşılması karşısında bu sebeple bozma isteyen tebliğanemdeki düşünceye iştirak edilememiştir.
1-Sanığın atılı suçlamayı kabul etmediği, dosyada suça konu motosikleti sanığın satmış olduğuna dair, haklarında takipsizlik kararı verilen ... ile ...'in beyanlarından başka; hükümlülüğüne yeterli hukuka uygun, kuşkudan uzak, kesin ve inandırıcı delil bulunmadığı gözetilmeden, beraati yerine yetersiz gerekçe ile yazılı şekilde mahkumiyetine karar verilmesi,
2-Kabule göre de; Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 18.12.2012 tarih ve 2012/1411 esas 2012/1852 karar sayılı içtihadında belirtildiği üzere; sanığın, katılana ait motosikleti, kullanım gereği yol kenarında açıkta park hâlinde iken çaldığının anlaşılması karşısında, eyleminin TCK'nın 142/1-e kapsamında yer almasına rağmen yazılı şekilde uygulama yapılması,
3-Katılanın hırsızlık eylemini eşi Zülfiye beyanı ile öğrenmiş olduğunu belirtmesi karşısında öncelikle bahsedilen Zülfiye Örnek'in tanık sıfatı ile ifadesi alınıp suç saati ve zaman aralığı denetime olanak verecek şekilde belirlenerek sonucuna göre TCK'nın 143. maddesinin uygulanıp uygulanmayacağının tartışılması gerektiği düşünülmeksizin eksik soruşturma ile yazılı şekilde fazla ceza tayini,
4-Anayasa Mahkemesi'nin 08.10.2015 günlü, 2014/140 Esas ve 2015/85 Karar sayılı, 24.11.2015 gün ve 29542 sayılı Resmi Gazete'de yayınlanan kısmi iptal kararı uyarınca, 5237 sayılı TCK 53. madde 1. fıkra b. bendinde düzenlenen “seçme ve seçilme ehliyetinden ve diğer siyasi hakları kullanmaktan yoksun bırakılmasına” hükmünün iptal edilmesi nedeniyle uygulanamayacağının gözetilmesi zorunluluğu
Bozmayı gerektirmiş, sanık ...'in temyiz itirazı bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenle tebliğnameye aykırı olarak BOZULMASINA, 30.10.2017 tarihinde oybirliği ile karar verildi.