MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Hırsızlık
HÜKÜM : Mahkumiyet
Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelenerek, gereği düşünüldü:
Mahkemece, hükümde sanığın gözaltında ve tutuklulukta geçirdiği sürelerin 5237 sayılı TCK'nın 63. maddesi uyarınca hükmolunan hapis cezasından mahsubuna karar verildiğinden, tebliğnamedeki eleştirel görüşe iştirak edilmemiştir.
Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve hakimin takdirine göre; suçun sanık tarafından işlendiğini kabulde ve nitelendirmede usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmış, diğer temyiz itirazları da yerinde görülmemiştir.
Ancak;
1-Sanığın çaldığı cep telefonunu sattığı yeri göstererek telefonun müştekiye iadesini sağladığı ve hükmün açıklandığı 08.11.2013 tarihli celsede suça konu telefonu satın alan tanık ...'ın 100 TL tutarındaki zararını tahliye olursa çalışıp karşılamak istediğini beyan ettiğinin anlaşılması karşısında, sanığın mahkemece aynı celse tahliye edildiği de gözününe alınarak, sanığa zararı gidermesi için makul bir süre verilip, sonucuna göre hakkında 5237 sayılı TCK'nın 168. maddesi uyarınca etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanıp uygulanmayacağının değerlendirilmesi gerektiğinin gözetilmemesi,
2-Anayasa Mahkemesi'nin 08.10.2015 günlü, 2014/140 Esas ve 2015/85 Karar sayılı, 24.11.2015 gün ve 29542 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan kısmi iptal kararı uyarınca, 5237 sayılı TCK 53. madde 1. fıkra b bendinde düzenlenen “seçme ve seçilme ehliyetinden ve diğer siyasi hakları kullanmaktan yoksun bırakılmasına” hükmünün iptal edilmesi nedeniyle uygulanamayacağının gözetilmesi zorunluluğu,
Bozmayı gerektirmiş, sanık ... müdafiinin temyiz istemi bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenlerle tebliğnameye uygun olarak BOZULMASINA, 31.10.2017 gününde oy birliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy