MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Hırsızlık
HÜKÜM : Mahkumiyet
Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelenerek, gereği düşünüldü:
1-Olay günü saat 13:00 sıralarında sanık ile mağdurun yıkık metruk binaya giderek bir miktar alkol aldıkları ve sonrasında cebindeki cep telefonunu çaldığından bahisle mağdurun şikayetçi olduğu anlaşılmış ise de sanığın, mağdurun kaçarken telefonunu düşürdüğünde 155 ihbar hattını kendisinin arayarak durumu bildirdiğine dair savunması, bu savunma ile örtüşür dosyada mevcut aynı gün saat 14:32 tarihli 155 ihbar tutanağı ve tüm dosya kapsamı dikkate alındığında sanığın üzerine atılı hırsızlık suçunu işlediğine ilişkin hukuka uygun, kuşkudan uzak, kesin, yeterli ve inandırıcı delil bulunmadığı gözetilmeden, sanığın beraatı yerine yetersiz gerekçe ile yazılı şekilde mahkumiyetine karar verilmesi,
2-Kabule göre de;
a) Sanık hakkında tekerrüre esas alınan Bor Asliye Mahkemesi'nin 2009/314 Esas ve 2010/249 Karar sayılı ilamındaki mahkumiyetin, TCK'nın 151/1. maddesinde düzenlenen mala zarar verme suçuna ilişkin olması ve hükümden sonra 02/12/2016 tarihinde 29906 sayılı Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren 6763 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanunun 34. maddesi ile değişik 5271 sayılı CMK'nın 253. maddesinin 1. fıkrasının (a) bendi gereğince 5237 sayılı TCK'nın 151. maddesinde tanımı yapılan mala zarar verme suçunun da uzlaşma kapsamına alındığının anlaşılması karşısında; 5237 sayılı TCK'nın 7/2. maddesi uyarınca; ''Suçun işlendiği zaman yürürlükte bulunan kanun ile sonradan yürürlüğe giren kanunların hükümleri farklı ise, failin lehine olan kanun uygulanır ve infaz olunur.'' hükmü de gözetilerek 6763 sayılı Kanunun 35. maddesi ile değişik CMK'nın 254. maddesi uyarınca aynı Kanunun 253. maddesinde belirtilen esas ve usûle göre uzlaştırma işlemleri yerine getirildikten sonra sonucuna göre sanığın hukuki durumunun yeniden değerlendirilip haklarında bahsedilen ilamın esas alınarak TCK'nın 58. maddesinin uygulanıp uygulanmayacağın tartışılması gerektiğinin gözetilmemesi
b) Anayasa Mahkemesi'nin 08.10.2015 günlü, 2014/140 Esas ve 2015/85 Karar sayılı, 24.11.2015 gün ve 29542 sayılı Resmi Gazete'de yayınlanan kısmi iptal kararı uyarınca, 5237 sayılı TCK 53. madde 1. fıkra b. bendinde düzenlenen “seçme ve seçilme ehliyetinden ve diğer siyasi hakları kullanmaktan yoksun bırakılmasına” hükmünün iptal edilmesi nedeniyle uygulanamayacağının gözetilmesi zorunluluğu,
Bozmayı gerektirmiş, sanık ... ile Cumhuriyet Savcısı'nın temyiz itirazı bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenle tebliğnameye uygun olarak BOZULMASINA, 20.11.2017 tarihinde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy