MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇLAR: Hırsızlık, mala zarar verme
HÜKÜMLER: Mahkumiyet
Mahalli mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle dosya incelenerek, gereği düşünüldü:
I)Sanıklar hakkında mala zarar verme suçundan kurulan hükümlerin incelenmesinde;
Hükmolunan cezanın miktar ve türüne göre hükmün 14/04/2011 tarihinde yürürlüğe giren 6217 sayılı Kanun ile değişik 5271 sayılı CMK'nın 272. maddesi gereğince hüküm tarihi itibariyle kesin nitelikte olduğu, temyizi olanaklı olmadığından, sanıklar ... ve ...'nin temyiz istemlerinin 5320 sayılı Kanunun 8/1 maddesi gözetilerek 1412 sayılı CMUK'un 317. maddesi uyarınca tebliğnameye uygun olarak REDDİNE;
II)Sanıklar hakkında katılanlar ..., ve ...' e karşı işledikleri hırsızlık suçlarından kurulan hükümlerin incelenmesinde;
Katılanlar ...,... ve ...'e karşı işlenen suçta katılanların depo kapaklarının kilitli olmadığını beyan ettikleri dikkate alındığında, sanıklar hakkında TCK'nın 142/1-e maddesinden uygulama yapılması gerektiği gözetilmeyerek yazılı şekilde hüküm kurulması suretiyle eksik ceza tayin edilmesi aleyhe temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.
Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve hakimin takdirine göre; suçların sanıklar tarafından işlendiğini kabulde ve nitelendirmede usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmış, diğer temyiz itirazları da yerinde görülmemiştir.
Ancak;
Anayasa Mahkemesi'nin 08.10.2015 günlü, 2014/140 Esas ve 2015/85 Karar sayılı, 24.11.2015 gün ve 29542 sayılı Resmi Gazete'de yayınlanan kısmi iptal kararı uyarınca, 5237 sayılı TCK 53.madde 1.fıkra b. bendinde düzenlenen “seçme ve seçilme ehliyetinden ve diğer siyasi hakları kullanmaktan yoksun bırakılmasına” hükmünün iptal edilmesi nedeniyle uygulanamayacağının gözetilmesi zorunluluğu,
Bozmayı gerektirmiş, sanıklar ... ve ...'nin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükümlerin açıklanan nedenle tebliğnameye uygun olarak BOZULMASINA, bozma nedeni yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi yollamasıyla 1412 sayılı CMUK’un 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak, hüküm fıkralarından “TCK'nın 53. maddesinin uygulanmasına ilişkin bölümlerden “b” bendinin çıkartılması suretiyle, diğer yönleri usul ve yasaya uygun bulunan hükümlerin DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
III) Sanıklar hakkında katılanlar ... ve ...'a karşı işledikleri hırsızlık suçlarından kurulan hükümlerin incelenmesinde;
Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve hakimin takdirine göre; suçların sanıklar tarafından işlendiğini kabulde usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmış, diğer temyiz itirazları da yerinde görülmemiştir.
Ancak;
1-Sanıkların olay günü katılanlar ... ve ...'a ait park halindeki kamyonların kilitli yakıt deposunu tornavida benzeri alet ile zorlayarak açmak suretiyle mazot çaldıklarının anlaşılması karşısında; eylemlerinin 5237 sayılı TCK'nın 142/1-b maddesindeki suçu oluşturduğu gözetilmeden aynı yasanın 142/2-d maddesinden hüküm kurularak fazla ceza tayin edilmesi,
2-Kabule göre;
Anayasa Mahkemesi'nin 08.10.2015 günlü, 2014/140 Esas ve 2015/85 Karar sayılı, 24.11.2015 gün ve 29542 sayılı Resmi Gazete'de yayınlanan kısmi iptal kararı uyarınca, 5237 sayılı TCK 53.madde 1.fıkra b. bendinde düzenlenen “seçme ve seçilme ehliyetinden ve diğer siyasi hakları kullanmaktan yoksun bırakılmasına” hükmünün iptal edilmesi nedeniyle uygulanamayacağının gözetilmesi zorunluluğu ve kasten işlemiş olduğu suç dolayısıyla hapis cezasıyla mahkûmiyetin yasal sonucu olarak sanığın, 5237 sayılı TCK’nın 53/1.maddesinin (a), (c), (d) ve (e) bentlerinde yazılı haklardan aynı maddenin 2. fıkrası uyarınca cezanın infazı tamamlanıncaya kadar, kendi alt soyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri açısından ise anılan maddenin 3. fıkrası uyarınca mahkûm olduğu hapis cezasından koşullu salıverilinceye kadar yoksun bırakılmasına karar verilmesi gerektiği gözetilmeden, yazılı şekilde hüküm kurulması,
Bozmayı gerektirmiş, sanıklar ... ve ...'nin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükümlerin açıklanan nedenle tebliğnameye uygun olarak BOZULMASINA, 1412 sayılı CMUK'un 326/son. maddesi gereği ceza süresi yönünden sanıkların kazanılmış haklarının korunmasına, 13.11.2017 tarihinde oybirliği ile karar verildi.