MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇLAR : Hırsızlık, konut dokunulmazlığını ihlal
HÜKÜMLER : Mahkumiyet
Mahalli mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle dosya incelenerek, gereği düşünüldü:
I-Sanık ... hakkında kurulan hükümlere yönelik temyiz isteminin incelenmesinde;
Sanığın ve müdafiinin yüzüne karşı verilen hükmün, 1412 sayılı CMUK'nun 310/1 maddesinde öngörülen 1 haftalık yasal süre geçtikten sonra temyiz edildiğinin anlaşılması karşısında; sanık müdafiinin 22.01.2016 tarihli karara yönelik temyiz isteminin süresinde olmaması nedeniyle, mahkemece verilen temyiz isteminin reddine ilişkin 23.02.2016 tarihli, 2014/749 esas ve 2016/62 karar sayılı ek kararında bir isabetsizlik görülmediğinden, bu karara yönelik sanık müdafiinin temyiz itirazının reddiyle, temyiz isteminin reddine dair kararın ONANMASINA,
II- Sanık ... hakkında konut dokunulmazlığını bozma suçundan kurulan hükme yönelik temyiz isteminin incelenmesinde;
Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve hâkimin takdirine göre sanık müdafiinin temyiz itirazları yerinde görülmemiş olduğundan reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün tebliğnameye uygun olarak ONANMASINA,
III- Sanık ... hakkında hırsızlık suçundan kurulan hükme yönelik temyiz isteminin incelenmesine gelince;
Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve hâkimin takdirine göre; suçun sanık tarafından işlendiğini kabulde usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmış, diğer temyiz itirazları da yerinde görülmemiştir.
Ancak;
1-Müştekinin 14.05.2015 tarihli beyanında çalındığını düşündüğü saatlerin bulunduğuna ilişkin beyanı, sanıkların, eşya çalmadıklarına ilişkin beyanları, tanık ...'in eve girip çıkan suça sürüklenen çocuğu baştan izlediği ve evden çıkması üzerine kovalamaca sonucu yakaladığında üzerinde herhangi suç eşyasının bulunmadığının anlaşılması karşısında; müştekinin evinden eşya çalındığına ilişkin yeterli delil bulunmadığı, eylemin teşebbüs aşamasında kaldığı ve etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanma şartlarının bulunmaması nedeniyle, sanık hakkında TCK'nın 168/1. maddesi ile uygulama yapılmaması ancak anılan Yasanın 35. maddesi ile uygulama yapılması gerektiği gözetilmeden yazılı şekilde karar verilmesi,
2-5275 sayılı Yasanın 108/4. maddesine göre, denetim süresini belirleme ve gerektiğinde uzatma görevinin, hükümlünün infaz aşamasında davranışlarını da değerlendirerek koşullu salıverme ile ilgili kararı verecek olan mahkemeye ait olduğu gözetilmeden, infazı kısıtlayacak biçimde denetim süresi belirlenmesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafiinin temyiz itirazları bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenlerle tebliğnameye uygun olarak BOZULMASINA, CMUK'nun 326/son maddesi uyarınca sanık ...’ın kazanılmış hakkının korunmasına, 5320 sayılı Yasa'nın 8/1. maddesi yollamasıyla 1412 CMUK’un 325. maddesi uyarınca 2 nolu bozma kararının süresinde temyiz talebinde bulunmayan sanık ...’e SİRAYETİNE 27/11/2017 tarihinde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy