MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Hırsızlık
HÜKÜM : Mahkumiyet
Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelenerek, gereği düşünüldü:
Caminin minare yapımında kullanılmak üzere cami bahçesine bırakılan inşaat demirinin çalınması olayında sanığın eyleminin TCK’nın 142/1-e maddesinde düzenlenen nitelikli hırsızlık suçunu oluşturduğu halde, yazılı şekilde hüküm kurulması sonuca etkili olmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.
Sanık hakkında 5237 sayılı TCK'nın 58. maddesinin uygulanması sırasında en ağır cezayı içeren ilam (Aydın 3 Asliye Ceza Mahkemesinin 2011/341 Esas 2011/513 Karar sayılı ilamıyla verilen 2 yıl hapis cezası) yerine yazılı şekilde daha az ceza içeren başka bir ilamın tekerrüre esas alınması aleyhe temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamıştır. Ayrıca Sanık ... hakkında tekerrüre esas alınan Aydın 3 Asliye Ceza Mahkemesinin 19.06.2009 tarihli ve 2009/87 Esas, 2009/317 Karar sayılı ilamındaki mahkumiyetin, TCK'nın 141/1. maddesinde düzenlenen hırsızlık suçuna ilişkin olması ve hükümden sonra 02/12/2016 tarihinde 29906 sayılı Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren 6763 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanunun 34. maddesi ile değişik 5271 sayılı CMK'nın 253. maddesinin 1. fıkrasının (b) bendine eklenen alt bentler arasında yer alan ve 5237 sayılı TCK'nın 141. maddesinde tanımı yapılan hırsızlık suçunun da uzlaşma kapsamına alındığının anlaşılması karşısında; 5237 sayılı TCK'nın 7/2. maddesi uyarınca; ''suçun işlendiği zaman yürürlükte bulunan kanun ile sonradan yürürlüğe giren kanunların hükümleri farklı ise, failin lehine olan kanun uygulanır ve infaz olunur.'' hükmü de gözetilerek 6763 sayılı Kanunun 35. maddesi ile değişik CMK'nın 254. maddesi uyarınca aynı Kanunun 253. maddesinde belirtilen esas ve usûle göre uzlaştırma işlemleri yerine getirildikten sonra sonucuna göre sanığın hukuki durumunun yeniden değerlendirilip haklarında bahsedilen ilamın esas alınarak TCK'nın 58. maddesinin uygulanıp uygulanmayacağı hususu infaz aşamasında gözetilmesi olanaklı kabul edilerek bozma nedeni yapılmamıştır.
Diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
Ancak;
1-Sanık hakkında TCK'nın 142/1-a maddesine göre 3 yıl olarak belirlenen hapis cezasından aynı Kanunun 35. maddesi gereğince takdiren 1/4 oranında indirim yapılarak hesap hatası neticesinde sonuç cezanın 2 yıl 3 ay yerine, 2 yıl 6 ay olarak hesaplanması,
2-Anayasa Mahkemesi'nin 08.10.2015 günlü, 2014/140 Esas ve 2015/85 Karar sayılı, 24.11.2015 gün ve 29542 sayılı Resmi Gazete'de yayınlanan kısmi iptal kararı uyarınca, 5237 Sayılı TCK 53. madde 1.fıkra b. bendinde düzenlenen “seçme ve seçilme ehliyetinden ve diğer siyasi hakları kullanmaktan yoksun bırakılmasına” hükmünün iptal edilmesi nedeniyle uygulanamayacağının gözetilmesi gerektiği gözetilmeden, yazılı şekilde hüküm kurulması,
Bozmayı gerektirmiş, sanık ...’ın temyiz itirazı bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün açıklanan nedenlerle tebliğnameye uygun olarak BOZULMASINA, bozma nedeni yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi yollamasıyla 1412 sayılı CMUK'nın 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak, hüküm fıkrasından sanık hakkında sonuç ceza olarak hesaplanan 2yıl 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ilişkin bölümün çıkartılarak yerine 2 yıl 3 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına cümlesinin eklenmesi ile yine TCK'nın 53/1. maddesinin (a),(b),(c),(d),(e) maddesinin uygulanmasına ilişkin bölümün çıkartılarak, yerine “Kasten işlemiş olduğu suç için hapis cezasıyla mahkûmiyetin yasal sonucu olarak sanığın, 5237 sayılı TCK’nın 53/1. maddesinin (a), (c), (d) ve (e) bentlerinde yazılı haklardan aynı maddenin 2. fıkrası uyarınca cezanın infazı tamamlanıncaya kadar, kendi alt soyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri açısından ise anılan maddenin 3. fıkrası uyarınca mahkûm olduğu hapis cezasından koşullu salıverilinceye kadar yoksun bırakılmasına” cümlesinin eklenmek suretiyle, diğer yönleri usul ve yasaya uygun bulunan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 22.06.2017 tarihinde oy birliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy