KANUN YARARINA BOZMA
İşyeri dokunulmazlığının ihlali ve mala zarar verme suçlarından sanık ...’ün 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 116/2, 151/1, 62/1 (iki defa) ve 52/2. (iki defa) maddeleri gereğince 3.000,00 Türk lirası adlî para ve 2.000,00 Türk lirası adlî para cezaları ile cezalandırılmasına dair Nazilli 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 05/11/2013 tarihli ve 2013/46 esas, 2013/676 sayılı kararına karşı, Adalet Bakanlığı'nın 15.05.2016 gün ve 94660652-105-09-2909-2016-Kyb sayılı yazısı ile kanun yararına bozma ihbarında bulunulduğundan Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı'nın 02.06.2016 gün ve 2016/217417 sayılı ihbarnamesiyle Dairemize gönderildiği,
MEZKUR İHBARNAMEDE;
Dosya kapsamına göre, adı geçen sanığın aynı olaya ilişkin hırsızlık suçu yönünden yapılan temyiz incelemesi sonucunda sanığın beraat etmesi gerektiğinden bahisle bozulmasına dair karar verilen Yargıtay 13. Ceza Dairesinin 05/10/2015 tarihli ve 2014/29884 esas, 2015/14658 karar sayılı ilâmında da belirtildiği üzere, sanığın tüm aşamalardaki savunmalarında atılı suçlamayı kabul etmediği, dosyada suçun sanık tarafından işlendiğine dair tanık ...'ün doğrudan görgüye dayanmayan beyanı ile diğer sanık ...'un atfı cürüm mahiyetindeki beyanından başka hükümlülüğüne yeterli hukuka uygun, kuşkudan uzak, kesin ve inandırıcı delil bulunmadığı gözetilmeden, beraatı yerine yazılı şekilde mahkumiyetine karar verilmesinde isabet görülmediğinden anılan kararın bozulması gerektiğinin ihbar olunduğu anlaşılmıştır.
GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ:
Kanun yararına bozma istemine dayanan Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı'nın ihbar yazısı incelenen dosya içeriğine göre yerinde görülmüş olduğundan KABULÜ ile Nazilli 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 05/11/2013 tarihli ve 2013/46 esas, 2013/676 karar sayılı kararının sanık ... hakkında işyeri dokunulmazlığını bozma ve mala zarar verme suçları yönünden 5271 sayılı CMK'nın 309. maddesinin 4. fıkrasının (d) bendi uyarınca BOZULMASINA, sanığın tüm aşamalardaki savunmalarında atılı suçlamayı kabul etmediği, dosyada suçun sanık tarafından işlendiğine dair, tanık ...'ün doğrudan görgüye dayanmayan beyanı ile diğer sanık ...'un atfı cürüm mahiyetindeki beyanından başka; hükümlülüğüne yeterli hukuka uygun, kuşkudan uzak, kesin ve inandırıcı delil bulunmadığından sanık ...'ün işyeri dokunulmazlığını bozma ve mala zarar verme suçlarından BERAATİNE, VERİLEN CEZALARIN KALDIRILMASINA, dosyanın mahalline gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına İADESİNE, 02.03.2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.