MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Hırsızlık
HÜKÜMLER : Mahkumiyet
Mahalli mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle dosya incelenerek, gereği düşünüldü:
02.12.2016 gün ve 29906 sayılı Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren 6763 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanunun 36. maddesiyle, 5271 sayılı CMK’nun 307. maddesinin üçüncü fıkrasının ikinci cümlesi değiştirilerek;
"Direnme kararları, kararına direnilen daireye gönderilir. Daire, mümkün olan en kısa sürede direnme kararını inceler ve yerinde görürse kararını düzeltir; görmezse dosyayı Yargıtay Ceza Genel Kuruluna gönderir”... şeklindeki düzenleme karşısında, yerel mahkemece verilen direnme kararı üzerine Yargıtay Ceza Genel Kuruluna gönderilen dosya Yargıtay Ceza Genel Kurulunca Dairemize gönderilmekle;
Dairemizin 07/05/2013 tarihli ve 2012/4059 E, 2013/13338 K. sayılı bozma kararına karşı mahkemesince verilen direnme kararının kabulü ile Eskişehir 2. Asliye Ceza Mahkemesi'nin 17/12/2013 tarihli ve 2013/462 E. 2013/686 K. sayılı hükmün yapılan incelemesinde,
I)Sanıklar ... ve ... hakkında kurulan hükümlerin incelenmesinde;
Suç tarihinde yaz saati uygulamasına göre güneşin 06.04'de doğduğu, müşteki beyanı ve yakalama tutanağına göre suçun 04.30 sıralarında işlendiği anlaşıldığı halde TCK'nun 143/1. maddesinin uygulanması gerektiğinin gözetilmemesi ve bozma ilamında da belirtildiği üzere, yol kenarına park edilen motosikleti buradan alan sanıklar ve suça sürüklenen çocuğun eylemlerinin TCK'nun 142/1-e maddesinde yazılı suçu oluşturduğunun düşünülmemesi, karşı temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.
Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve hakimin takdirine göre sanıklar müdafiinin temyiz itirazları yerinde görülmemiş olduğundan reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükümlerin tebliğnameye uygun olarak ONANMASINA,
II) Suça sürüklenen çocuk ... hakkında kurulan hükmün incelenmesinde;
./.
Suç tarihinde yaz saati uygulamasına göre güneşin 06.04'de doğduğu, müşteki beyanı ve yakalama tutanağına göre suçun 04.30 sıralarında işlendiği anlaşıldığı halde TCK'nun 143/1. maddesinin uygulanması gerektiğinin gözetilmemesi ve bozma ilamında da belirtildiği üzere, yol kenarına park edilen motosikleti buradan alan sanıklar ve suça sürüklenen çocuğun eylemlerinin TCK'nun 142/1-e maddesinde yazılı suçu oluşturduğunun düşünülmemesi, karşı temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.
Suça sürüklenen çocuk hakkında hükmedilen hapis cezasının seçenek yaptırımına çevrildiği, 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun'un 106. maddesi 4. fıkrasında yer alan "Çocuklar hakkında hükmedilen adli para cezasının ödenmemesi halinde, bu ceza hapse çevrilemez. Bu takdirde onbirinci fıkra hükmü uygulanır." şeklindeki düzenleme karşısında yazılı şekilde karar verilmesi,
Bozmayı gerektirmiş, suça sürüklenen çocuk müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenle tebliğnameye kısmen uygun olarak BOZULMASINA, bozma nedeni yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi yollamasıyla 1412 sayılı CMUK'nun 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak, hüküm fıkrasından “ödenmeyen para cezasının hapis cezasına çevrileceğine” dair kısmın çıkartılması suretiyle, eleştiri dışında diğer yönleri usul ve yasaya uygun bulunan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 22/05/2018 tarihinde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy