Hırsızlık suçundan suça sürüklenen çocuklar ... ... ve ... ...'in, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 142/1, 31/2 ve 62. maddeleri gereğince ayrı ayrı 5 ay hapis cezası ile cezalandırılmalarına, cezalarının anılan Kanun'un 51. maddesi gereğince ertelenmesine dair ... Asliye Ceza Mahkemesinin 24/03/2015 tarihli ve 2014/131 esas, 2015/152 sayılı kararına karşı, Adalet Bakanlığı'nın 14.02.2017 gün ve 94660652-105-31-370-2017-Kyb sayılı yazısı ile kanun yararına bozma ihbarında bulunulduğundan ... Başsavcılığı'nın 24.02.2017 gün ve 2017/11011 sayılı ihbarnamesiyle Dairemize gönderildiği,
MEZKUR İHBARNAMEDE;
... Asliye Ceza Mahkemesinin 24/03/2015 tarihli kararının infazı sırasında, suça sürüklenen çocuk ... ...'in deneme süresi içerisinde kasten yeni bir suç işlemesi sebebiyle dosyanın ele alınarak, cezanın infazına, hükmedilen hapis cezasının anılan Kanun'un 50/1-a ve 52/2. maddeleri gereğince 3.000,00 Türk Lirası adli para cezasına dönüştürülmesine ilişkin aynı Mahkemenin 25/05/2016 tarihli ve 2014/131 esas, 2015/152 sayılı ek kararının, 24/03/2015 tarihli ilk kararın kanun yararına bozma yoluyla bozulması halinde hukuken hüküm ifade etmeyeceği düşüncesiyle yapılan incelemede;
Dosya kapsamına göre; fiili işlediği sırada 18 yaşından küçük olan suça sürüklenen çocuklar hakkında, hırsızlık suçundan belirlenen hapis cezalarının kısa süreli olması karşısında, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 50/3. maddesindeki “Daha önce hapis cezasına mahkûm edilmemiş olmak koşuluyla, mahkûm olunan otuz gün ve daha az süreli hapis cezası ile fiili işlediği tarihte onsekiz yaşını doldurmamış veya altmışbeş yaşını bitirmiş bulunanların mahkûm edildiği bir yıl veya daha az süreli hapis cezası, birinci fıkrada yazılı seçenek yaptırımlardan birine çevrilir” hükmü uyarınca anılan maddenin 1. fıkrası bentlerindeki seçenek yaptırımlardan birine çevrilmesinin zorunlu olduğu gözetilmeden, yazılı şekilde karar verilmesinde isabet görülmediğinden anılan kararın bozulması gerektiğinin ihbar olunduğu anlaşılmıştır.
GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ:
Hükümden sonra 02/12/2016 tarihinde 29906 sayılı Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren 6763 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanunun 34. maddesi ile değişik 5271 sayılı CMK'nın 253. maddesinin 1. fıkrasına eklenen (c) bendi uyarınca ''Mağdurun veya suçtan zarar görenin gerçek veya özel hukuk tüzel kişisi olması koşuluyla, suça sürüklenen çocuklar bakımından ayrıca, üst sınırı üç yılı geçmeyen hapis veya adli para cezasını gerektiren suçlar'' ile 5271 sayılı CMK'nın 253. maddesinin 1. fıkrasının (b) bendine eklenen alt bendler arasında yer alan ve 5237 sayılı TCK'nın 141. maddesinde tanımı yapılan hırsızlık suçunun da uzlaşma kapsamına alındığının anlaşılması karşısında; 5237 sayılı TCK'nın 7/2. maddesi uyarınca; ''Suçun işlendiği zaman yürürlükte bulunan kanun ile sonradan yürürlüğe giren kanunların hükümleri farklı ise, failin lehine olan kanun uygulanır ve infaz olunur.'' hükmü de gözetilerek 6763 sayılı Kanunun 35. maddesi ile değişik CMK'nın 254. maddesi uyarınca aynı kanunun 253. maddesinde belirtilen esas ve usûle göre uzlaştırma işlemleri yerine getirildikten sonra sonucuna göre suça sürüklenen çocukların hukuki durumlarının yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması hususu da belirlenmiş olup, bu yönden de kanun yararına bozma isteminde bulunulup bulunulmayacağının takdiri için dosyanın Adalet Bakanlığı'na sunulmak üzere ... GÖNDERİLMESİNE, 30.03.2017 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy