Hırsızlık suçundan sanık ...’ın, 765 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 491/3, 522, 59/2 ve 647 sayılı Cezaların İnfazı Hakkında Kanun'un 4/1. maddeleri uyarınca 3000.000,000 Türk lirası ağır para cezası ile cezalandırılmasına, cezasının 647 sayılı Kanun'un 6. maddesi gereğince ertelenmesine dair, Adıyaman Sulh Ceza Mahkemesinin 09/03/2000 tarihli ve 1999/847 esas, 2000/105 sayılı kararının infazını müteakip, hükümlünün 22/04/2009 tarihli dilekçesi ile yaptığı memnu hakların iadesi talebinin reddine dair Adıyaman 3. Asliye Ceza Mahkemesinin 18/05/2016 tarihli ve 2016/71 değişik iş sayılı kararına karşı, Adalet Bakanlığı'nın 14.02.2017 gün ve 94660652-105-02-13675-2016-Kyb sayılı yazısı ile kanun yararına bozma ihbarında bulunulduğundan Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı'nın 28.02.2017 gün ve 2017/12014 sayılı ihbarnamesiyle Dairemize gönderildiği,
MEZKUR İHBARNAMEDE;
Adıyaman 3. Asliye Ceza Mahkemesinin 25/07/2016 tarihli ve 2016/71 değişik iş sayılı ek kararının hukuken yok hükmünde olduğu değerlendirilerek yapılan incelemede;
Dosya kapsamına göre, adı geçen sanığın hırsızlık suçundan almış olduğu mahkumiyet kaydının 5352 sayılı Adli Sicil Kanunu'nun 9. ve geçici 2. maddeleri gereğince arşive alınmış bulunduğu, somut olayda mahkemesince memnu hakların iadesi talebi üzerine, yasaklanmış haklarının bulunmadığından bahisle karar verilmesine yer olmadığına dair karar verilmiş ise de, sanık hakkındaki mahkumiyet kararında her hangi bir hak yoksunluğu yer almasa da, adli sicil arşiv kaydının bulunmasının yasaklanmış hak kavramına dahil olduğu, sanığın cezasının infaz edildiği tarih olan 04/07/2001 tarihinden itibaren 5352 sayılı Adli Sicil Kanunu'nun 13/A maddesinde yer alan 3 yıllık sürenin dolduğu, sanığın cezasının 5237 sayılı Kanun dışındaki bir kanuna ilişkin bulunduğu ve daha sonra yeni bir suç işlemediği anlaşılmakla, mahkemesince yapılacak değerlendirmede sanığın hayatını iyi halli olarak sürdürdüğü hususunda kanaate ulaşılması durumunda yasaklanmış hakların geri verilmesi yoluna gidilmesi gerektiği gözetilmeden, yazılı şekilde karar verilmesinde isabet görülmediğinden anılan kararın bozulması gerektiğinin ihbar olunduğu anlaşılmıştır.
GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ:
Adıyaman 3. Asliye Ceza Mahkemesinin 25/07/2016 tarihli ve 2016/71 değişik iş sayılı ek kararının hukuken yok hükmünde olduğu değerlendirilerek yapılan incelemede;
Yerel mahkemenin 09.03.2000 gün ve 1999/847-2000/105 sayılı kararı ile 765 Sayılı TCK'nın 491/3, 522, 59/2 ve 647/4-6. maddeleri uyarınca mahkûmiyetine karar verilen ve adli sicil kaydı silinerek, mahkûmiyet kaydı arşive alınan hükümlü ... müdafiinin 27.04.2016 tarihli dilekçesi ile hükümlünün yasaklanmış haklarının iadesi isteminde bulunması üzerine mahkemece ek karar ile “memnu hakların iadesi yönünde talebin, kararda her hangi bir hak mahrumiyeti bulunmadığından reddine” karar verildiği anlaşılmıştır.
Yasaklanmış hakların geri verilmesi, belli bir suç veya cezaya mahkûmiyete bağlı olarak gerek Ceza Kanunu’nda, gerekse diğer kanunlarda öngörülen çeşitli hak yoksunluklarının kaldırılmasını sağlayan hukuki bir düzenleme olup, 765 sayılı TCK’nın 121 ve 124. maddeleri ile 1412 sayılı CMUK’nın 416 ve 420. maddelerinde yer alan "yasaklanmış hakların geri verilmesi" kurumuna, 5237 sayılı TCK'da ve 5271 sayılı CMK'da yer verilmemiş, 19.12.2006 tarihinde yürürlüğe giren ve 5560 sayılı Çeşitli Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına İlişkin Kanun'un 38. maddesiyle 5352 sayılı Adli Sicil Kanunu’na 13/A maddesi eklenmek suretiyle tekrar düzenlenmiştir. Bu düzenleme ile ceza mahkûmiyetinden doğan müebbet hak yoksunluklarının giderilmesi amaçlanmıştır.
5352 sayılı Adli Sicil Kanunu’na eklenen 13/A maddesinde, 5237 sayılı TCK dışındaki kanunların belli bir suçtan dolayı veya belli bir cezaya mahkûmiyete bağladığı hak yoksunluklarının giderilebilmesi için, yasaklanmış hakların geri verilmesi yoluna gidilebileceği, bunun için, Türk Ceza Kanunu'nun 53. maddesinin beşinci ve altıncı fıkraları saklı kalmak kaydıyla, mahkûm olunan cezanın infazının tamamlandığı tarihten itibaren üç yıllık bir sürenin geçmiş olması gerektiği belirtilmektedir. Yasaklanmış hakların geri verilmesi için cezanın infaz edilmiş olması ve kişinin infazın tamamlanmasından itibaren üç yıllık süre içerisinde yeni bir suç işlememesi ve hayatını iyi halli olarak sürdürdüğü hususunda mahkemede bir kanaatin oluşması gerekecektir.
Bu itibarla, mahkûm olduğu hapis cezası infaz edilmiş olan ... müdafiinin talebinin yukarıda izah edilen 5352 sayılı Adli Sicil Kanunu’na eklenen 13/A maddesi kapsamındaki yasaklanmış haklarının iadesi niteliğinde olup, mahkemece talebin kabulü ile bu yönde araştırma yapılarak sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde talebin reddine karar verilmesi nedeniyle kanun yararına bozma istemi yerinde görüldüğünden Adıyaman 3. Asliye Ceza Mahkemesi'nin 18/05/2016 tarihli ve 2016/71 değişik iş kararın, 5271 sayılı CMK’nın 309. maddesinin 4. fıkrasının (a) bendi uyarınca BOZULMASINA, gereğinin yerel mahkemece yerine getirilmesine, 30/03/2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy