Hukuki ilişkiye dayanan alacağı tahsil amacıyla hırsızlık suçundan sanık ...'in 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 144/2, 35/2, 62 ve 52/2. maddeleri gereğince 240,00 Türk lirası adli para cezası ile cezalandırılmasına, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 231/5. maddesine göre hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ve 5 yıl denetim süresine tâbi tutulmasına dair Tuzla (Kapatılan) 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 27/10/2011 tarihli ve 2010/680 esas, 2011/791 sayılı kararını müteakip, sanığın denetim süresi içerisinde kasıtlı bir suç işlediğinden bahisle hükmün açıklanmasına ve 5237 sayılı Kanun'un 144/2, 35/2, 62 ve 52/2. maddeleri gereğince 240,00 Türk lirası adli para cezası ile cezalandırılmasına ilişkin İstanbul Anadolu 8. Asliye Ceza Mahkemesinin 15/12/2016 tarihli ve 2016/269 esas, 2016/655 sayılı kararına karşı, Adalet Bakanlığı'nın 08.03.2017 gün ve 94660652-105-34-848-2017-Kyb sayılı yazısı ile kanun yararına bozma ihbarında bulunulduğundan Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı'nın 17.03.2017 gün ve 2017/17105 sayılı ihbarnamesiyle Dairemize gönderildiği,
MEZKUR İHBARNAMEDE;
Tuzla (Kapatılan) 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 27/10/2011 tarihli kararından sonra, 02/12/2016 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 6763 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun ile 5271 sayılı Kanun'un 253. Maddesinde değişiklik yapıldığı ve uzlaştırmanın etkin pişmanlık hükümlerine yer verilen suçlar bakımından da uygulanabilir hale geldiği, yine aynı Kanun'un "Mahkeme tarafından uzlaştırma" başlıklı 254. maddesinin; "Kamu davası açıldıktan sonra kovuşturma konusu suçun uzlaşma kapsamında olduğunun anlaşılması halinde, kovuşturma dosyası, uzlaştırma işlemlerinin 253 üncü maddede belirtilen esas ve usûle göre yerine getirilmesi için uzlaştırma bürosuna gönderilir. " şeklinde olması karşısında, sanığın işlediği hukuki ilişkiye dayanan alacağı tahsil amacıyla hırsızlık suçu bakımından uzlaştırma işlemleri yapılarak, sonucuna göre karar verilmesi gerektiğinin gözetilmemesinde isabet görülmediğinden anılan kararın bozulması gerektiğinin ihbar olunduğu anlaşılmıştır.
GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ:
Hükümden sonra 02/12/2016 tarihinde 29906 sayılı Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren 6763 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanunun 34. maddesi ile değişik 5271 sayılı CMK'nın 253. maddesinin 3. fıkrasında yer alan ''etkin pişmanlık hükümlerine yer verilen suçlar ile'' ibaresinin madde metninden çıkarılması sebebiyle soruşturma ve kovuşturulması şikayete bağlı olan 5237 sayılı TCK'nın 144. maddesinde düzenlenen hırsızlık suçunun uzlaşma kapsamında bulunduğu anlaşılmakta ise de; Ayrıntıları Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun 06.12.2016 tarih, 2014/13-194 Esas ve 2016/466 Karar sayılı kararında açıklandığı üzere, 5237 sayılı TCK'nın ''zaman bakımından uygulama'' başlığını taşıyan 7. maddesinin 2. fıkrasındaki ''suçun işlendiği zaman yürürlükte bulunan kanun ile sonradan yürürlüğe giren kanunların hükümleri farklı ise, failin lehine olan kanunun uygulanıp, infaz olunacağına''na dair düzenleme ile 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkındaki Kanunun ''Mahkûmiyet hükmünün yorumunda ve çektirilecek cezanın hesabında duraksama başlığını'' taşıyan 98/1. maddesinde ''Mahkûmiyet hükmünün yorumunda veya çektirilecek cezanın hesabında duraksama olursa, cezanın kısmen veya tamamen yerine getirilip getirilemeyeceği ileri sürülür ya da sonradan yürürlüğe giren kanun, hükümlünün lehinde olursa, duraksamanın giderilmesi veya yerine getirilecek cezanın belirlenmesi için hükmü veren mahkemeden karar istenir.'' amir hükmü uyarınca, bu hususun infaz aşamasında gözetilmesi olanaklı kabul edildiğinden İstanbul Anadolu 8. Asliye Ceza Mahkemesinin 15/12/2016 tarihli ve 2016/269 esas, 2016/655 sayılı kararına yönelik kanun yararına bozma isteminin REDDİNE, 30/03/2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy