Hırsızlık suçundan sanık ... ...’ın, 765 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 493/1, 522, 59 ve 81/2. maddeleri gereğince 2 yıl 14 ay 26 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına dair .... Asliye Ceza Mahkemesinin 12/09/1990 tarihli ve 1990/338 esas, 1990/613 sayılı kararını müteakip, ... Cumhuriyet Başsavcılığının uyarlama talebi üzerine, sanığın 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 142/1-b ve 62. maddeleri uyarınca 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, cezasının aynı Kanun'un 58/6. maddesi uyarınca mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine dair aynı ... 13/08/2015 tarihli ve 1990/338 esas, 1990/613 sayılı ek kararına karşı, Adalet Bakanlığı'nın 06.01.2017 gün ve 94660652-105-34-5366-2016-Kyb sayılı yazısı ile kanun yararına bozma ihbarında bulunulduğundan ...'nın 17.01.2017 gün ve 2017/2079 sayılı ihbarnamesiyle Dairemize gönderildiği,
MEZKUR İHBARNAMEDE;
Dosya kapsamına göre,
1-5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 7/2, 5252 sayılı Türk Ceza Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanun’un 9/3. maddesindeki “Lehe olan hüküm, önceki ve sonraki kanunların ilgili bütün hükümleri olaya uygulanarak, ortaya çıkan sonuçların birbirleriyle karşılaştırılması suretiyle belirlenir.” şeklindeki düzenleme ile ... Dairesinin 18/11/2005 tarihli ve 2005/2691-3395 sayılı ve ... Dairesinin 13/10/2005 tarihli ve 2005/10431-12718 sayılı ilâmlarına nazaran, sonraki kanunun unsurlarının veya özel hâllerinin değişmesi, cezanın teşdiden tayini nedeni sayılacak olguların tartışılması, alt ve üst sınırlar arasında bir oran belirlenmesi yada artırım veya indirim sebeplerinin değerlendirilmesi, cezanın paraya veya tedbire çevrilmesi veya ertelenmesi hususunda mahkemece takdir hakkının kullanılması ve böylece bireyselleştirme yapılmasının zorunlu olduğu hâllerde ise, duruşma açılmak suretiyle tüm bunların neden ve gerekçeleri de gösterilerek hüküm kurulması gerekeceği gözetilmeden dosya üzerinden karar verilmesinde,
2-Sanığın, müştekiye ait işyerinin kepenkini keserle açmak suretiyle içeriye girip içeride bulunan eşyaları çalması suretiyle gerçekleşen olayda, mahkemece 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun sanığın lehine olduğundan bahisle hırsızlık suçundan 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiş ise de, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'na göre uyarlama yapılırken, eylemin hırsızlıkla birlikte mala zarar verme ve işyeri dokunulmazlığını ihlal etme suçlarını da oluşturduğu gözetilmeden, tüm suçlar birlikte değerlendirilmeksizin eksik olarak uyarlama kararı verilmesinde,
3- ... Kurulu'nun 08/04/2008 tarihli ve 2008/1-157 Esas, 2008/74 Karar sayılı ilamında açıklandığı üzere; tekerrür uygulamasına esas alınacak hükümlülüklerin ve sonraki suç tarihinin 01/06/2005 tarihinden önce olması halinde; 5237 sayılı Kanun'un lehe kabulü ile yapılan uygulamalarda aynı Kanun'un 58. maddesinde yer alan tekerrür hükümlerinin uygulanamayacağı gözetilmeden sanık hakkında 5237 sayılı Kanun'un lehe kabul edilerek kurulan hükümde anılan Kanun'un 58. maddesinin uygulanarak karar verilmesinde isabet görülmediğinden anılan kararın bozulması gerektiğinin ihbar olunduğu anlaşılmıştır.
GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ:
5252 sayılı Kanun'un 9/1. maddesi, 1.6.2005 tarihinden önce kesinleşmiş hükümlerle ilgili olarak 5237 sayılı TCK'nın lehe olan hükümlerinin derhal uygulanabileceği hallerde duruşma yapılmaksızın da karar verilebileceğini öngörmüşse de; ... Kurulunun 27.12.2005 gün ve 162/173 sayılı kararında açıklandığı gibi lehe olan Yasa'nın belirlenmesi herhangi bir inceleme ve araştırma yapılmasını, takdir hakkının kullanılmasını gerektiriyorsa veya cezanın kişiselleştirilmesine ilişkin hükümlerin uygulanması olanağı sonraki yasa ile doğmuşsa hükümde değişiklik yargılamasının duruşmalı yapılması ve 5237 sayılı TCK'nın 141 ve 142. maddelerinde tanımlanan hırsızlık suçu ile 765 sayılı TCK'nın 493/1. maddesinde tanımlanan suçun unsurlarının farklı olması nedeniyle, müştekiye ait işyerinin kepenk kilidinin kesilmesi suretiyle işyerine girilerek gerçekleştirilen eylemin, hırsızlık suçunun yanı sıra işyeri dokunulmazlığını bozma ve müştekinin şikayetçi olması da gözetilerek mala zarar verme suçlarını da oluşturduğu halde, (mala zarar verme suçunun uzlaşma hükümlerine tabii olduğu gözetilerek) bu suçlarla ilgili değerlendirme yapılmayıp, 5252 sayılı Yasa'nın 9/3 maddesi uyarınca, 765 sayılı ve 5237 sayılı Yasaların ilgili tüm hükümlerinin olaya uygulanması ve her iki yasaya göre verilecek cezaların, denetime olanak sağlayacak şekilde ayrı ayrı saptanıp, sonuç cezaların karşılaştırılması suretiyle lehe yasanın belirlenmesi gerektiği gözetilmeden hüküm kurulması, yine ...'nun 08/04/2008 tarihli ve 2008/1-157 Esas, 2008/74 Karar sayılı ilamında açıklandığı üzere; tekerrür uygulamasına esas alınacak hükümlülüklerin ve sonraki suç tarihinin 01/06/2005 tarihinden önce olması halinde; 5237 sayılı Kanun'un lehe kabulü ile yapılan uygulamalarda aynı Kanun'un 58. maddesinde yer alan tekerrür hükümlerinin uygulanamayacağı gözetilmeden sanık hakkında 5237 sayılı Kanun'un lehe kabul edilerek kurulan hükümde anılan Kanun'un 58. maddesinin uygulanarak karar verilmesi nedeniyle kanun yararına bozma istemi yerinde görüldüğünden KABULÜ ile, ... Asliye Ceza Mahkemesinden verilip kesinleşen 13/08/2015 tarihli ve 1990/338 esas, 1990/613 sayılı ek kararın 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 309. maddesinin 3. fıkrası uyarınca BOZULMASINA, aynı maddenin 4. fıkrasının (b) bendi uyarınca müteakip işlemlerin mahallinde yerine getirilmesine, infaz aşamasında hükümlü yararına uygulamaların kazanılmış hak oluşturmayacağının gözetilmesine, dosyanın mahalline gönderilmek üzere ... İADESİNE, 06.04.2017 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy