Hırsızlık suçundan suça sürüklenen çocuk ...’in, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 142/1-e, 31/2 ve 62. maddeleri uyarınca 10 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, anılan Kanun’un 50/1-f maddesi gereğince hapis cezasının 10 ay süreyle kamuya yararlı onarım işinde çalıştırılması yaptırımına çevrilmesine dair Konya 4. Asliye Ceza Mahkemesinin 27/04/2007 tarihli ve 2007/39 esas, 2007/350 sayılı kararını müteakip, suça sürüklenen çocuğun söz konusu yükümlülüğü yerine getirmeye başlamadığından bahisle suça sürüklenen çocuk hakkında hükmolunan hapis cezasının aynen infazına dair anılan Mahkemenin 16/09/2010 tarihli ve 2007/39 esas, 2007/350 sayılı ek kararına karşı, Adalet Bakanlığı'nın 27.04.2017 gün ve 94660652-105-42-1966-2017-Kyb sayılı yazısı ile kanun yararına bozma ihbarında bulunulduğundan Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı'nın 11.05.2017 gün ve 2017/28792 sayılı ihbarnamesiyle Dairemize gönderildiği,
MEZKUR İHBARNAMEDE;
Konya 4. Asliye Ceza Mahkemesinin 16/09/2010 tarihli ve 2007/39 esas, 2007/350 sayılı ek kararının itiraz edilmeden kesinleşmesini müteakip, dosyanın yeni esas numarası ile ele alınarak verilen, anılan Mahkemenin 22/12/2011 tarihli ve 2011/1006 esas, 2011/755 sayılı kararının hukuki değerden yoksun olduğu değerlendirilerek yapılan incelemede,
Benzer bir olay nedeniyle Yargıtay 2. Ceza Dairesinin 16/01/2013 tarihli 2012/24704 esas, 2013/274 karar sayılı ilamında da belirtildiği üzere, 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun'un 106/4. maddesindeki “Çocuklar hakkında hükmedilen adlî para cezasının ödenmemesi hâlinde, bu ceza hapse çevrilemez.” şeklindeki düzenleme ile 5237 sayılı Kanun’un 50/6-7. maddesindeki "Hüküm kesinleştikten sonra Cumhuriyet savcılığınca yapılan tebligata rağmen otuz gün içinde seçenek tedbirin gereklerinin yerine getirilmesine başlanmaması veya başlanıp da devam edilmemesi hâlinde, hükmü veren mahkeme kısa süreli hapis cezasının tamamen veya kısmen infazına karar verir ve bu karar derhâl infaz edilir. Bu durumda, beşinci fıkra hükmü uygulanmaz... Hükmedilen seçenek tedbirin hükümlünün elinde olmayan nedenlerle yerine getirilememesi durumunda, hükmü veren mahkemece tedbir değiştirilir." hükümler birlikte değerlendirildiğinde, seçenek tedbiri yerine getirmeyen ve suç tarihinde 18 yaşını tamamlamamış olan suça sürüklenen çocuk hakkında hükmolunan seçenek tedbirin yerine getirilmemesi halinde maddede öngörülen diğer seçenek tedbirlerinden birine çevrilmesinin gerektiği gözetilmeden, yazılı şekilde karar verilmesinde isabet görülmediğinden anılan kararın bozulması gerektiğinin ihbar olunduğu anlaşılmıştır.
GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ:
Kanun yararına bozma istemine dayanan Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının ihbar yazısı, dosya kapsamı ve Yargıtay Kanununun 6545 sayılı Kanun’un 31. maddesi ile değişik 14. maddesi ile Yargıtay Birinci Başkanlık Kurulunun 20.01.2017 gün ve 2017/1 sayılı iş bölümüne ilişkin kararının ceza daireleri ortak hükümler bölümünde "Ceza daireleri, yürürlük tarihinden önce kendisine gelen ve daha önceden gelip de bozma ya da her ne suretle olursa olsun daire dışına gönderdiği işleri sonuçlandırır." şeklindeki düzenlemesine göre, incelemenin daha önce Yüksek Yargıtay 2. Ceza Dairesinin 14.04.2016 tarih ve 2016/699 esas, 2016/7108 karar sayılı kararı ile yapıldığı ve dosyanın incelemeyi yapan dairece neticelendirilmesinin gerekmesi sebepleriyle kanun yararına bozma incelemesinin Yüksek Yargıtay 2. Ceza Dairesinin görevine girdiğinden Dairemizin GÖREVSİZLİĞİNE, dosyanın adı geçen Daireye gönderilmesine, 22/06/2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy