Nitelikli hırsızlık suçundan suça sürüklenen çocuk ...’ın, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 142/1-b, 31/3 ve 62. maddeleri gereğince 1 yıl 4 ay 20 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına dair, Çaycuma 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 30/03/2015 tarihli ve 2014/526 esas, 2015/267 sayılı ek kararına karşı, Adalet Bakanlığı'nın 27.04.2017 gün ve 94660652-105-67-3474-2017-Kyb sayılı yazısı ile kanun yararına bozma ihbarında bulunulduğundan Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı'nın 15.05.2017 gün ve 2017/29306 sayılı ihbarnamesiyle Dairemize gönderildiği,
MEZKUR İHBARNAMEDE;
1- Dosya kapsamına göre suça sürüklenen çocuk hakkında hırsızlık suçundan verilen 27/05/2010 tarihli kararın Yargıtay 13. Ceza Dairesinin 24/03/2014 tarihli ilamı ile bozulmasına karşın, bozma sonrası yapılan yargılamada atılı suçtan sehven hüküm kurulmadığının tespiti üzerine ek karar ile hırszılık suçundan hüküm kurulduğu anlaşılmış ise de; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 193. maddesinde yer alan; “(1) Kanunun ayrık tuttuğu hâller saklı kalmak üzere, hazır bulunmayan sanık hakkında duruşma yapılmaz. Gelmemesinin geçerli nedeni olmayan sanığın zorla getirilmesine karar verilir. (2) (5353 sk. ek.) Sanık hakkında, toplanan delillere göre mahkûmiyet dışında bir karar verilmesi gerektiği kanısına varılırsa, sorgusu yapılmamış olsa da dava yokluğunda bitirilebilir.” şeklindeki düzenleme karşısında, mahkemece duruşma açılmasını müteakip, suça sürüklenen çocuğun celp edilmesi, varsa diyecekleri sorulup, anılan fıkra uyarınca değerlendirme yapıldıktan sonra hüküm kurulması gerektiği gözetilmeden, suça sürüklenen çocuğun savunması alınmadan yokluğunda karar verilemeyeceğinin gözetilmemesinde,
2- Dosya kapsamına göre, suçun işlendiği 27/06/2006 tarihi itibariyle kayden 25/10/1988 doğumlu olması itibariyle 18 yaşını tamamlamamış olan suça sürüklenen çocuğa atılı hırsızlık suçunun, 5237 sayılı Kanun’un 66/1-e, 66/2 ve 67/4 maddeleri uyarınca tabi olduğu kesintili zamanaşımı süresinin karar tarihinde dolduğu gözetilmeden yazılı şekilde hüküm kurulmasında, isabet görülmediğinden anılan kararın bozulması gerektiğinin ihbar olunduğu anlaşılmıştır.
GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ:
Suça sürüklenen çocuk ...’a yüklenen ve 5237 sayılı TCK'nın 142/1-b, 31/3 maddelerine uyan hırsızlık suçu için öngörülen cezanın türü ve üst sınırına göre, aynı Kanun’un 66/1-e, 66/2, 67/4. maddelerinde öngörülen 7 yıl 12 aylık zamanaşımının suç tarihi olan 27.06.2007 gününden karar tarihine kadar geçmiş bulunduğu gözetilmeden, suça sürüklenen çocuk hakkındaki kamu davasının zamanaşımı nedeniyle düşürülmesi yerine yargılamaya devamla yazılı şekilde hüküm kurulması nedeniyle kanun yararına bozma istemi yerinde görüldüğünden KABULÜ ile,
Çaycuma 1. Asliye Ceza Mahkemesinden verilip kesinleşen, 30/03/2015 tarihli ve 2014/526 esas, 2015/267 karar sayılı ek kararın, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 309. maddesinin 3. fıkrası uyarınca BOZULMASINA, aynı maddenin 4.fıkra (d) bendinin verdiği yetkiyle; suça sürüklenen çocuk ... hakkında hırsızlık suçundan açılan kamu davasının, 5271 sayılı CMK’nın 223/8. maddesi uyarınca zamanaşımı nedeniyle DÜŞMESİNE, hükmolunan cezanın çektirilmemesine, 22.06.2017 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.