aralama suçundan sanıklar ... ve ...’ın, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 86/2 ve 52. maddeleri uyarınca 1.200,00 Türk lirası adli para cezası ile cezalandırılmalarına dair İstanbul 37. Asliye Ceza Mahkemesinin 22/02/2017 tarihli ve 2016/483 esas, 2017/93 sayılı kararına karşı, Adalet Bakanlığı'nın 12.06.2017 gün ve 94660652-105-34-2811-2017-Kyb sayılı yazısı ile kanun yararına bozma ihbarında bulunulduğundan Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı'nın 28.06.2017 gün ve 2017/39205 sayılı ihbarnamesiyle Dairemize gönderildiği,
MEZKUR İHBARNAMEDE;
Dosya kapsamına göre, basit tıbbi müdahale ile giderilebilecek şekilde yaralanan müşteki ...’ın, 03/06/2016 tarihli oturumda sanıklar hakkındaki şikâyetinden vazgeçmesi sebebiyle, sanıkların basit yaralama eylemlerinden dolayı düşme kararı verilmesi gerektiği gözetilmeden, yazılı şekilde mahkumiyetlerine karar verilmesinde isabet görülmediğinden anılan kararın bozulması gerektiğinin ihbar olunduğu anlaşılmıştır.
GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ:
Kanun yararına bozma istemine dayanan Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının ihbar yazısı, dosya kapsamı ve Yargıtay Kanununun 6545 sayılı Kanun’un 31. maddesi ile değişik 14. maddesi ile Yargıtay Birinci Başkanlık Kurulunun 20.01.2017 gün ve 2017/1 sayılı iş bölümüne ilişkin kararının ceza daireleri ortak hükümler bölümünde "Bu işbölümündeki düzenlemeler, yürürlüğe girdiği tarih dahil olmak üzere tebliğnamesi bu tarihten sonra tanzim olunan işler için geçerli olup, temyiz incelemesi bu işbölümüne göre görevli bulunan ceza dairesi tarafından yapılır." şeklindeki düzenlemesine göre, kanun yararına bozma incelemesinin Yüksek Yargıtay 3. Ceza Dairesinin görevine girdiğinden Dairemizin GÖREVSİZLİĞİNE, dosyanın adı geçen Daireye gönderilmesine, 14/09/2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy