Hırsızlık ve başkasına ait kimlik bilgilerini kullanma suçlarından sanık ...’in, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 141/1, 268. maddesi delaleti ile 267/1, 269/2 ve 62. (iki kez) maddeleri gereğince 10 ay ve 2 ay 15 gün hapis cezaları ile cezalandırılmasına dair Karşıyaka 5. Asliye Ceza Mahkemesinin 03/04/2014 tarihli ve 2012/807 esas, 2014/127 sayılı kararını müteakip, gerek hükümlü tarafından gerekse Bolu Cumhuriyet Başsavcılığınca yapılan 6763 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu İle Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun hükümleri gereğince karar verilmesi talebine ilişkin infaz işlemlerinin durdurulmasına yer olmadığına dair Karşıyaka 5. Asliye Ceza Mahkemesinin 08/12/2016 tarihli ve 2012/807 esas, 2014/127 sayılı ek kararına karşı yapılan itirazın reddine ilişkin Karşıyaka 2. Ağır Ceza Mahkemesinin 15/03/2017 tarihli ve 2017/894 değişik iş sayılı kararına karşı, Adalet Bakanlığı'nın 13.06.2017 gün ve 94660652-105-35-4643-2017-Kyb sayılı yazısı ile kanun yararına bozma ihbarında bulunulduğundan Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı'nın 30.06.2017 gün ve 2017/38345 sayılı ihbarnamesiyle Dairemize gönderildiği,
MEZKUR İHBARNAMEDE;
Dosya kapsamına göre, sanığın müşteki Burak Yıldızbaş’a yönelik işlediği başkasına ait kimlik bilgilerini kullanma suçu ile ...’ya yönelik gerçekleştirdiği hırsızlık suçlarının 5271 sayılı Kanun’un 253/3-2. cümlesinde “Uzlaştırma kapsamına giren bir suçun, bu kapsama girmeyen bir başka suçla birlikte işlenmiş olması hâlinde de uzlaşma hükümleri uygulanmaz” şeklinde tanımlanan birlikte işlenen suç olarak değerlendirilemeyeceği, her iki suçun bağlantılı suç olarak değerlendirilmesi gerektiğinden, 6763 sayılı Kanun değişikliği ile 5237 sayılı Kanun’un 141/1. maddesinde tanımlanan hırsızlık suçunun uzlaştırma kapsamına alınması nedeniyle, merciince bu suç yönünden yapılan itirazın kabulü yerine reddine karar verilmesinde isabet görülmediğinden anılan kararın bozulması gerektiğinin ihbar olunduğu anlaşılmıştır.
GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ:
Sanığın yokluğunda verilen kararın başka suçtan hükümlü olarak bulunduğu cezaevinde 5271 sayılı CMK'nın 35/3 maddesine aykırı şekilde kendisine tebliğ edildiğinin anlaşılması karşısında; Karşıyaka 5. Asliye Ceza Mahkemesinin 03/04/2014 tarihli ve 2012/807 esas, 2014/127 karar sayılı kararının usulen kesinleşmediği belirlenmekle, kesinleşmemiş kararlara karşı kanun yararına bozma isteminde bulunulamayacağından, gerekçeli karar sanığa usulüne uygun tebliğ edildikten ve karar kesinleştikten sonra yeniden kanun yararına bozma isteminde bulunulması mümkün olup, henüz kesinleşmemiş olan karara yönelik kanun yararına bozma isteminin REDDİNE, 14.09.2017 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy