Hırsızlık ve konut dokunulmazlığını ihlal etme suçlarından suça sürüklenen çocuk ...'un, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 142/1-b, 143, 116/4, 119/1-c ve 31/3. (iki kez) maddeleri gereğince 1 yıl 8 ay ve 1 yıl 4 ay hapis cezaları ile cezalandırılmasına dair İzmir 2. Çocuk Mahkemesinin 04/02/2010 tarihli ve 2009/531 esas, 2010/72 sayılı kararına karşı, Adalet Bakanlığı'nın 15.06.2017 gün ve 94660652-105-35-5410-2017-Kyb sayılı yazısı ile kanun yararına bozma ihbarında bulunulduğundan Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı'nın 29.06.2017 gün ve 2017/39245 sayılı ihbarnamesiyle Dairemize gönderildiği,
MEZKUR İHBARNAMEDE;
Dosya kapsamına göre, aynı suçtan mahkumiyetine karar verilen diğer suça sürüklenen çocuk...'ın anılan kararı temyiz etmesi üzerine, Yargıtay 2. Ceza Dairesinin 11/06/2013 tarihli ve 2013/11242 esas, 2013/15359 sayılı kararı ile “ 21/09/2006 tarihinde 19.30 sularında işyerini kilitleyerek ayrılan katılanın ertesi gün sabah 08.30 da işyerine geldiğinde kapı kilidinin kırılarak hırsızlık suçunun işlendiğini farketmesi üzerine kolluk birimlerine ihbarda bulunduğunun katılanın anlatımlarından ve kollukça düzenlenen görgü, tespit tutunağından anlaşılması karşısında, hırsızlık ve iş yeri dokunulmazlığını bozmak suçlarının işlendiği zaman diliminin tam olarak tespit olunamadığı gözetilmeden ve bu durumun sanık lehine değerlendirilerek eylemlerin gündüz işlendiğinin kabulü yerine geceleyin işlendiğinin kabulü ile yazılı şekilde hüküm kurulması," gerekçesiyle bozulmasına karar verildiği ve bozma sonrası aynı Mahkemenin 2013/1078 esasına kayden yapılan yargılama sonucunda suça sürüklenen çocuğun mahkumiyetine dair verilen kararın temyiz edilmeden kesinleştiği, eylemi diğer sanık ile birlikte gerçekleştiren suça sürüklenen çocuk...'un atılı suçları işlediği zaman diliminin tam olarak tespit olunamadığından bu durumun sanık lehine değerlendirilerek eylemlerin gündüz işlendiği gözetilmeksizin, sanık hakkında hırsızlık suçuna ilişkin olarak 5237 sayılı Kanun'un 143 ve konut dokunulmazlığını ihlal etme suçuna dair ise anılan Kanun'un 116/4. maddelerinin uygulanması suretiyle fazla ceza tayin edilmesinde isabet görülmediğinden anılan kararın bozulması gerektiğinin ihbar olunduğu anlaşılmıştır.
GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ:
İzmir 2. Çocuk Mahkemesi'nin 04.02.2010 tarihli, 2009/531 esas ve 2010/72 karar sayılı kararının, diğer suça sürüklenen çocuk... tarafından temyizi üzerine Yargıtay 2. Ceza Dairesi'nin 11.06.2013 tarih, 2013/11242 esas ve 2013/15359 karar sayılı kararı ile incelendiği anlaşılmakla, bu sanık hakkında yapılan kanun yararına bozma talebinin de aynı daire tarafından incelenmesi uygun görüldüğünden Dairemizin GÖREVSİZLİĞİNE, dosyanın ilgili Daireye gönderilmesine, 14/09/2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy