Hırsızlık ve mala zarar verme suçlarından suça sürüklenen çocuk ...'nin, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 142/1-b, 151/1, 31/3, 62/1, 50 ve 52. maddeleri gereğince 1 yıl 1 ay 10 gün hapis ve 1.320,00 Türk lirası adli para cezaları ile cezalandırılmasına dair İstanbul 1. Çocuk Mahkemesinin 16/03/2016 tarihli ve 2015/633 esas, 2016/81 sayılı kararına karşı, Adalet Bakanlığı'nın 13.06.2017 gün ve 94660652-105-34-5066-2017-Kyb sayılı yazısı ile kanun yararına bozma ihbarında bulunulduğundan Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı'nın 28.06.2017 gün ve 2017/38974 sayılı ihbarnamesiyle Dairemize gönderildiği,
MEZKUR İHBARNAMEDE;
5237 sayılı Kanun’un 167/2. maddesindeki "Bu suçların, haklarında ayrılık kararı verilmiş olan eşlerden birinin, aynı konutta beraber yaşamayan kardeşlerden birinin, aynı konutta beraber yaşamakta olan amca, dayı, hala, teyze, yeğen veya ikinci derecede kayın hısımlarının zararına olarak işlenmesi hâlinde; ilgili akraba hakkında şikâyet üzerine verilecek ceza, yarısı oranında indirilir." şeklindeki düzenleme gereğince, sanık ile kardeş olan müştekinin şikâyetçi olmadığını beyan etmesi karşısında, sanık hakkında, soruşturma ve kovuşturması şikayete bağlı olarak düzenlenen hırsızlık ve mala zarar verme suçlarından düşme kararı verilmesi gerkirken yazılı şekilde mahkumiyetine karar verilmesinde isabet görülmediğinden anılan kararın bozulması gerektiğinin ihbar olunduğu anlaşılmıştır.
GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ:
İstanbul 1. Çocuk Mahkemesi'nin 16.03.2016 tarihli kararının, kanun yararına bozma talebi üzerine Yargıtay 2. Ceza Dairesi'nin 21.12.2016 tarih, 2016/19586 esas ve 2016/17462 karar sayılı kararı ile incelendiği anlaşılmakla, aynı sanık hakkında yeniden yapılan kanun yararına bozma talebinin de aynı daire tarafından incelenmesi uygun görüldüğünden Dairemizin GÖREVSİZLİĞİNE, dosyanın ilgili Daireye gönderilmesine, 14/09/2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.