MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Hırsızlık
HÜKÜM : Mahkumiyet
Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelenerek, gereği düşünüldü:
Sanığın yokluğunda verilen Bodrum 4. Asliye Ceza Mahkemesinin 27.11.2012 tarih, 2009/432 esas ve 2012/678 karar sayılı kararın sanığın yakalama emri üzerine savunması alınırken bildirdiği adrese tebliğe çıkarıldığı, adresten ayrıldığından bahisle tebligatın iadesi üzerine bu kez mernis adresi yerine daha önceden usulüne uygun bir tebliğ yapılmamış olan aynı adrese 7201 sayılı Tebligat Kanununun 35. maddesine göre tebliğ yapıldığının anlaşılması karşısında;sanığın adresine yapılan tebliğin usulsüz olduğu, bu nedenle Bodrum 4. Asliye Ceza Mahkemesinin 27.11.2012 tarih, 2009/432 esas ve 2012/678 karar sayılı kararının sanık yönünden kesinleşmediği anlaşılmakla, Bodrum 4. Asliye Ceza Mahkemesinin 03.07.2015 tarih, 20014/563 esas ve 2015/406 karar sayılı kararı yok hükmünde kabul edilerek sanığın temyiz isteminin Bodrum 4. Asliye Ceza Mahkemesinin 27.11.2012 tarih, 2009/432 esas ve 2012/678 karar sayılı kararına yönelik olduğu belirlenerek yapılan incelemede;
Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve hâkimin takdirine göre; suçun sanık tarafından işlendiğini kabulde usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmış, diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
Ancak;
1- Sanığın, inşaat alanın içinde elektrik sisteminde kullanılan suça konu kabloyu çalma eyleminin 5237 sayılı TCK'nın 142/1-e maddesine uyduğu gözetilmeden aynı Yasanın 141/1. maddesi gereğince hüküm kurulması,
2-Muhafaza altına alma tutanağı içeriğine göre, sanığın şüphe üzerine yakalandığında suçunu ikrar edip suça konu kabloyu Yalıkavak bölgesinden bir inşaat alanından çaldığını söyleyip,, kabloların müştekiye iadesini sağladığının anlaşılması karşısında, sanık hakkında 5237 sayılı TCK'nın 168/1. maddesinin tatbiki gerektiğinin gözetilmemesi,
3-Suçta kullanılan aracın değeri konusunda araştırma yapılıp TCK'nın 54/3. maddesi uyarınca aracın müsadere edilmesinin işlenen suça nazaran daha ağır sonuçlar doğurup hakkaniyete aykırı olup olmayacağı düşünülmeden aracın müsaderesine karar vermek suretiyle yazılı şekilde hüküm kurulması,
4-18/06/2014 tarihinde kabul edilip 28/06/2014 tarihinde Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 6545 sayılı Kanun'un 81. maddesi ile değişik 5275 sayılı Kanun'un 106/3. maddesi gereğince “ Hükümlü, tebliğ olunan ödeme emri üzerine belli süre içinde adli para cezasını ödemezse, Cumhuriyet savcısının kararı ile ödenmeyen kısma karşılık gelen gün miktarı hapis cezasına çevrilerek, hükümlünün iki saat çalışması karşılığı bir gün olmak üzere kamuya yararlı bir işte çalıştırılmasına karar verilir. Günlük çalışma süresi, en az iki saat ve en fazla sekiz saat olacak şekilde denetimli serbestlik müdürlüğünce belirlenir. Hükümlünün, hakkında hazırlanan programa ve denetimli serbestlik görevlilerinin bu kapsamdaki uyarı ve önerilerine uymaması hâlinde, çalıştığı günler hapis cezasından mahsup edilerek kalan kısmın tamamı açık ceza infaz kurumunda yerine getirilir.” hükmü de gözetilerek, sanığa hükümde infaz yetkisini de kısıtlar şekilde hapisten çevrilen adli para cezasının ödenmemesi halinde hapse çevrileceğinin ihtar edilmesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanık ...'in temyiz itirazı bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün açıklanan nedenle tebliğnameye aykırı olarak BOZULMASINA, 1412 sayılı CMUK'un 326/son maddesi uyarınca sanığın kazanılmış hakkının korunmasına, 05/10/2017 tarihinde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy