MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Hırsızlık
HÜKÜM : Mahkumiyet
Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelenerek, gereği düşünüldü:
Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, uyulan bozmaya, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve hakimin takdirine göre; suçun sanık tarafından işlendiğini kabulde ve nitelendirmede usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmış, diğer temyiz itirazları da yerinde görülmemiştir.
Ancak,
1-Sanığın ve dosya dışı diğer sanıkların mağdurun evinden cüzdanını çaldıktan sonra mağdur tarafından kovalandıkları ancak yakalanamadıkları, aynı gece emniyete sanık ve diğerleri hakkında benzer eylem sebebiyle gelen ihbar üzerine kolluk görevlileri tarafından yakalandıkları olayda; suça konu eylemin tamamlanmış olduğu gözardı edilerek teşebbüs hükümlerinin uygulanması,
2-Sanığın dosya dışı diğer sanıklarla fikir ve eylem birliği içerisinde fiili gerçekleştirdiği sabit olmasına rağmen, 5237 sayılı TCK'nın 37. maddesinde düzenlenen “müşterek faillik” hükümleri yerine, “yardım eden” olarak kabulü ile cezasından aynı Yasanın 39. maddesi uyarınca indirim yapılması,
3-Önceki hükmün yalnızca sanık müdafii tarafından temyiz edilmesi nedeniyle CMUK'nun 326/son maddesi uyarınca sanık hakkında kazanılmış hak nazara alınırken bozma öncesi hırsızlık suçundan hükmedilen erteli hapis cezasının kazanılmış hak oluşturduğu gözetilmeden yazılı şekilde hüküm kurulması,
Bozmayı gerektirmiş sanık ... müdafiinin temyiz itirazı bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün açıklanan nedenle tebliğnameye uygun olarak BOZULMASINA, 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi aracılığı ile 1412 sayılı CMUK'un 326/son maddesi uyarınca kazanılmış hakkın korunmasına, 27.09.2017 tarihinde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy